Idiolect türkçesi Idiolect nedir
- Bireydil.
- Birey dil.
- Şahıs ağzı.
- Gramer alanında kullanılır.
- Bir kimsenin belli bir dönem içinde kullandığı dil veya konuşma.
- Sosyal bir kurum olan dilin belli bir birey tarafından kendine özgü kullanılışı.
- Bireyler üstü dil sisteminin belli bir kimse tarafından kendine özgü kullanılışı.
- Bir bireyin belli bir dönem içinde kullandığı dil veya diller.
- Kişi ağzı.
Idiolect ingilizcede ne demek, Idiolect nerede nasıl kullanılır?
Piperidiolate : .
Idio : Kendine has, özel, hususi. İdio. İdyo.
Idioblast : İdyoblast.
Idiocies : Geri zekalılık. Manyaklık. Hamakat. Aptallık. Bönlük. Budalalık. Ahmaklık. İdyosi. Enayilik. Delilik.
Idiocity : Salaklık.
Idiogram : İdiyogram. Idyogram. Bir bireyin karakteristik kromozom yapısının diyagram olarak ifadesi. kromozomların boyları, uzun ve kısa kollarının birbirine oranı, sentromerin yeri, kromozom bantları gibi özellikler kullanılarak hazırlanır. karyogram.
Idiomatic expression : Belli bir dile veya gruba özgü söyleyiş. Deyimsel ifade.
Idiom : Deyim. Lehçe. Deyiş. Dil (bir gruba özgü). Tabir. İdyom. Karakteristik stil. Şive. Ağız.
Idiocratic : Yaradılışsal. Kendine özgü. İdiyokratik. Mizaçsal. Kişisel özelliğe özgü. İdiyosenkratik.
Idioglossia : Küçük çocukların kendi aralarında anlaşmak için oluşturdukları dil (özellikle de ikizler arasında). İdyoglosi.
İngilizce Idiolect Türkçe anlamı, Idiolect eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Idiolect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accusative : İsmin i hali. Belirtme durumu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir nsi alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i haline ait. Yükleme durumu. İsmin -i halindeki sözcük. Akuzatif. İsmin -i hali. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin -i halindeki.
Accent of group : Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: pencere perdesi; çocuk arabası; mor menekşe; yarın geleceğim; nasıl bir iş vb. Grup vurgusu.
Language : Dil. Dili. Edebiyat. Mesleki dil. Lisan. Konuşulur.
Accent intensive : Söz içinde çoğu zaman vurguyu üzerinde taşıyan hecenin daha şiddetli vurgulanmasıyla, bir maksadın, bir duygunun daha iyi belirtilmesini sağlayan vurgu: yazlığa bu hafta mı taşınıyor sunuz? hayır, gele ıcek hafta; bu sevimsiz olaylar karşısında adamcağız ımahvoldu; bu gayretler yapıldı ama sonuç olarak ıhiçbir şey getirmedi; ıamma da yaptınız, dedi, siz hiç hasta görmediniz mi? vb. Pekiştirme vurgusu.
Active verb : Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı. Etken eylem. Etken fiil.
Spoken language : Bir dilde ağızdan ağıza değişerek çeşitli söyleyiş özellikleri taşıyan ve yazı dilinden farklı olan dil: şuncacıktan kuşbazlığa vurup ipini boşlamasaydık, nice baltalara sap olduktu, adam sırasına bile girdik gittiydi (k. tahir, yol ayrımı, s. 75). oni anlatāyim, oni anlatalum, bak sen de ėyi hatirlattuntun oni. tebi baştan başlāyirum ha (t. günay, rize ili ağızları, s. 245) vb. karşıtı yazı dili'dir. İnsanların iletişim için kullandıkları dil. Sözlü dil. Konuşulan dil. Konuşma dili. İnsanların konuştukları dil.
Speech : Konuşma şekli. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. Nutuk. Demeç. Söyleşmelerde ya da söyleşmeler dışında kullanılan her çeşit sözcükten oluşan ses. Konuşma. Tekellüm. Diskur. Söylev. Dil.
Accidence : Tasrif. Bükün. Büküm. Morfoloji. Yapıbilim. Çekim. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Sarf usul ve prensipleri.
Action noun : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211). Kılış adı.
Actif : Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı. Etken fiil.
Idiolect synonyms : voice communication, spoken communication, oral communication, speech communication, ablaut, active voice, adjectival construction, ablative, abstract noun, accentuation, adjektive, action verb, adams apple.

Bu kısımda Idiolect kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Idiolect ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Idiolect anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Idiolect ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.