Immoderate türkçesi Immoderate nedir

Immoderate ingilizcede ne demek, Immoderate nerede nasıl kullanılır?

Immoderately : Ölçüsüzce. Abartılı bir şekilde. Dengesizce. Abartmalı bir şekilde. Aşırı bir şekilde. Şişirerek. Aşırı olarak. Mübalağa yaparak.

Immoderateness : Aşırılık. Aşırılılık. Aşırı olma durumu. Şişirilmişlik. Abartmalı olma durumu. Abartılılık. Mübalağalı olma durumu.

Immoderation : Aşırılık. Ölçüsüzlük. Abartı.

Immoderacy : Abartı. Şişirme. Abartma. Mübalağa. Aşırılık. Ölçüsüzlük.

Immodest : Edepsiz. İyi yönleriyle övünüp duran. Arsız. Kendini beğenmiş. Utanmaz. Haddini bilmez. Terbiyesiz. Alçakgönüllülükten yoksun. Fazla dekolte (giysi). Açık saçık.

Immodesty : Küstahlık. Terbiyesizlik. Arsızlık. Utanmazlık. Açık saçıklık. İffetsizlik.

Immodestly : Hayasızca. Övünerek. Burnu havada bir şekilde. Hayasızlıkla. Haddini bilmezlikle. Kendini beğenmiş bir şekilde. Utanmazca. Alçakça. Küstahça. İffetsizlikle.

Immodestly dressed : Açık saçık.

İngilizce Immoderate Türkçe anlamı, Immoderate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immoderate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exceeding : Aşma. Aşkın. Çok. Olağanüstü.

 

Exorbitant : Had safhada. Sınırı aşan. Aşırı yüksek. Fahiş (fiyat). Kazık. Fahiş. Aşırı derecede. Haddi aşan.

Unconscionable : Gayriahlaki. İnsafsız. Vicdana aykırı. Vicdansız. Mantıksız. Fahiş (fiyat). Makul olmayan.

Beyond measure : Sayılamayacak kadar çok. Son derece. Hadden aşırı. Hadsiz hesapsız. Haddinden fazla. Sonsuz. Aşırı derecede.

By half : Çokça. Çoğunlukla. Genellikle.

Extreme : Uçdeğer. Son derece. Aşırı derece. Olağanüstü. Kenar. Kesin. Uç noktada. Çıkmaz. En uç.

Crinkliest : Kırışık. Büzüşük. Eğri büğrü. Eşitsiz. Kıvrımlı. İnişli çıkışlı. Engebeli. Yoksun. Dalgalı.

Incommensurable : Nispetsiz. Bağdaşmayan. Sınırsız. Ölçülemez. Kıyaslanamaz. Ölçülemeyen. Oransız.

Cruelly : Gaddarca. İnsafsızca. Aşırı bir şekilde. Zalimce. Melunca. Acımasızca. Son derece.

Astatic : Durgun olmayan. Kararsız. Statik olmayan. Sabit olmayan. Astatik.

Immoderate synonyms : over the top, countless, lop sided, disbalance, bellyful, stark, unreasonable, erratic, brain sick, by far, confoundedly, awfully, intemperate, brainsick, acuter, ultra, extremer, bellyfuls, overstated, crasser, sinful, undue, a lot, intense, imbalanced, acute, instable, overdone, brutishly, crinkly, all fired, exaggerated, outrageous.

Immoderate zıt anlamlı kelimeler, Immoderate kelime anlamı

Temperate : Ilımlı. Mutedil. Ilık. Alkol almayan. İhtiyatlı. Aşırıya kaçmayan. Ölçülü. Hesaplı. İtidalli. Havanın değişken olduğu iklim kuşağı.

Immoderation : Abartı. Ölçüsüzlük. Aşırılık.

Moderate : Hafiflemek. Ilımlı. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Orta. Yatıştırmak. Yatışmak. Makul kimse. Ilıman. Ilımlı kimse. Azalmak.

 

Immoderate antonyms : mild, reasonable.

Immoderate ingilizce tanımı, definition of Immoderate

Immoderate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Immoderate grief. Immoderate laughter. Extravagant. Exceeding just or usual and suitable bounds. Unreasonable. Not moderate. Excessive. As, immoderate demands.