Immunity response türkçesi Immunity response nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bağışıklık cevabı.
  • Vücudun antijenlere karşı makrofaj, lenfosit, granüllü lökosit, trombosit, mast hücresi, endotelyum ve fibroblastlar tarafından korunması.

Immunity response ingilizcede ne demek, Immunity response nerede nasıl kullanılır?

Immunity : Bağışıklık. Korunmuşluk. Ayrıcalık. Dokunulmazlık. Masuniyet. Kimi mikroplara karşı aşılanma ya da doğal yolla direnç kazanma durumu. çözeltideki metal yükünleri etkinliğinin, seçilen bir değerin üzerine çıkmasının, metal potansiyelinin yeterince eksi yapılarak engellenmesi. Etkilenmeme. İmmünite. Muafiyet. Biyoloji, hukuk, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Response : Müdahale. Karşıyanıt. Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki. bir uyarma nedeniyle herhangi bir kas ya da salgıbezinde olan açık ya da gizli değişme. Cevap. Tepki. Yansıma. Karşılık. Yanıt. Bir uyartı sonucu olarak bir hücre veya organizmanın hareket, salgılama gibi faaliyeti. çevredeki değişikliklere göre bir organizmanın davranışı. Etkilenme.

Immunity granting : Dokunulmazlık verme. Bir bulgucuya birçok konularda verilen koruma ayrıcalığı.

Immunity of knesset members : İsrail parlamentosu üyelerinin kovuşturmaya tabi tutulmadan muaf kılınması. Knesset (israil parlamentosu) üyelerinin dokunulmazlığı.

 

Acceleration response : İvmelenme tepkisi.

Alarm response : Alarm cevabı. Fizyolojik baskılar sonucu organizmada bir seri tepkinin başlaması ve böbrek üstü bezinin korteksinden kortikosteroit hormonların fazla ve dengesiz salgılanması durumu.

İngilizce Immunity response Türkçe anlamı, Immunity response eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immunity response ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

 

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Immunity response synonyms : acacia, aardvark, abacus bodies, a cell, abiotic environment, a chromosome.