Impeditive türkçesi Impeditive nedir

Impeditive ingilizcede ne demek, Impeditive nerede nasıl kullanılır?

Impedition : Engelleme.

Impedicus : Orta parmak (her eldeki en uzun parmak).

Impedient : Köstekleyen. Önleyici. Engelleyen. Geciktiren. Önleyen. Engelleyici. Geciktirici. Köstekleyici.

Impediment : Kekemelik. Bağ. Geciktirme. Mania. Ayak bağı. Mani. Özür. Engel. Pelteklik.

Impedimenta : Yürüyüşe engel olan eşya. Yük. Ağırlıklar. Levazım. Eşya.

Impeding : Sürüncemede bırakmak. Geciktirmek. Sekte vurmak. Engellemek.

Speech impediment : Konuşma sorunu. Konuşma rahatsızlığı. Bir konuşma terapistinin iyileştirmesini gerektiren sorun. Konuşma problemi. Konuşma güçlüğü. Konuşma bozukluğu.

Impediments : Geciktirme. Ayak bağı. Engel. Pelteklik. Kekemelik. Mani. Engeller.

Impedimental : Engelden oluşan. Engel içeren. Mani olan. Köstekleme görevi olan.

İngilizce Impeditive Türkçe anlamı, Impeditive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impeditive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commanding : Hükmeden. Emreden. Etkili. Mükemmel. Birinci sınıf. Komuta ediş. Hükmetme. Komuta etme. Hakim.

Self asserting : Kendi kendini savunan.

Shrill : Tiz ses çıkartmak. Tiz sesli. Kulak tırmalayıcı. Cırlak. Acı acı bağırmak. Tiz. Cırtlak. Keskin. Tiz (ses). Acı.

 

Urgent : Acele. Şaşılınç. Israr eden. Israrcı. İvedili. Mübrem. Acil. İvedi. Önemli.

Becks : Baş işareti. Komuta. Beckon (baş işareti yapmak) kelimesinin kısaltılmış biçimi. Baş ile yapılan işaret.

Hampering : Aksatmak. Zorluk çıkarmak. Engelleyen. Engellemek. Köstek olmak. Engel olmak.

Liege : Metbu. Kul. Köle. Derebeyine bağlı kimse.

Hindering : Alıkoymak. Aksatmak. Sonraya kalmak. Engelleme. Engel olmak. Engellemek. Aksamak.

Farfetched : Bağlantısız. Gergin. İlgisiz. İnanılması zor. Uydurma. Kasılmış. Zoraki. Erişilmesi güç (hayal).

Compulsive : Cebri. Zorlantılı. Dürtü etkisiyle yapılan. Zorlayıcı. Kompulsif. Dürtüyle yapılan. Kompülsif.

Impeditive synonyms : adjuratory, imperative form, jussive mood, coercible, imperative mood, chiefs, decision, disponer, modality, crying, hamperer, exigent, masterful, forcedly, commandments, self assertive, behests, blockers, instant, commandant, essential, apodictic, enforcedly, in charge, hurdlers, de rigueur, chief, clamant, forced, behest, business manager, bidding, ameers.

Impeditive zıt anlamlı kelimeler, Impeditive kelime anlamı

Unassertive : İddiasız. İddaalı olmayan. Hakkını savunmayan. Kendine güvenmeyen. Güvensiz.

Beseeching : Rica eden. Yalvarma. Yalvaran. Yalvarış.

Impeditive ingilizce tanımı, definition of Impeditive

Impeditive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing hindrance. Impeding.