Imping türkçesi Imping nedir

Imping ile ilgili cümleler

English: The German Shepherd was limping down the street.
Turkish: Alman çoban caddeden aşağıya doğru aksayarak yürüyordu.

English: Ali is limping now.
Turkish: Ali şimdi aksayarak yürüyor.

English: Ali noticed that Mary was limping.
Turkish: Ali Mary'nin aksadığını fark etti.

English: Ali is limping along.
Turkish: Ali topallıyor.

English: Ali's limping.
Turkish: Ali aksıyor.

Imping ingilizcede ne demek, Imping nerede nasıl kullanılır?

Impinge on : Tecavüz etmek. -i etkilemek. -e çarpmak. Etkilemek. Çatmak.

Impinged : Tecavüz etmek. Çarpmak. El uzatmak. Etkilemek. Vurmak.

Impingement : Vurma. Karşı gelme. İzlenim bırakma. İzinsiz girme. Etkileme. Tecavüz. Çarpma. Taşma. Gasp. İhlal.

Impingements : Gasp. Vurma. Çarpma. Karşı gelme. İzinsiz girme. Etkileme. İhlal. Taşma. İzlenim bırakma. Tecavüz.

Impinger : Gaz yıkama şişesi. Darbe ölçer.

Impinges : Etkilemek. El uzatmak. Tecavüz etmek. Çarpmak. Vurmak.

Gimping : Sırmalı şerit. Kaytan. Sırma şerit. Neşe. Dantel ipliği. İpek şerit. Topal. Mankafa. Canlılık. Dantela ipliği.

Crimping : Askere almak. Engellemek. Sıkıştırma. Kıvırcıklama. Katlamak. Yarmak (et). Durdurmak. Zorla askere almak. Kenar kıvırma. Kilitleme.

 

Limpingly : Topallayarak. Topallaya topallaya.

Impinger dust counting : Işır tozölçer.

İngilizce Imping Türkçe anlamı, Imping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Section : Parça. Bölüm. Bölümlere ayırmak. Kısımlara ayırmak. Bölme. Şube. Kısım. Kısımlara bölmek. Kesimlemek. Kesmek.

Adversary : Şeytan. Hasım taraf. Rakip. Aleyhtar. Muhalif. Karşı kimse. Düşman. Muhalif kişi. Hasım.

Limbs : Uzuv. Kanat. Kol. Şube. Bacak. Bent. Kol ve bacaklar. Aza.

Archfiend : Şeytan. Baş düşman. İblisin oğlu.

Demons : Kötü ruhlu. Zalim. Enerjik kişi. Cin. Deli. Enerjik kimse. Uğursuz. Günahkar tutku. Kötü adam.

Archfiends : İblisin oğlu. Baş düşman. Şeytan.

Division : Ayrılık. Taksim. Pay etme. Uyuşmazlık. Fikir ayrılığı. Sınır. İkiye ayrılma. Fırka. Siklet (boks). Bölük.

Fiend : Uzman. Zebani. Kötü ruh. Canavar ruhlu kimse. Şeytan. Tiryaki. Çılgınca hoşlanan kimse. İfrit. Zalim adam.

Encampment : Ordugah. Kamp yeri. Kamp. Karargah. Düşerge yeri. Düşerge.

Mischievous : Muzip. Haylaz. Zarar verici. Uslu durmayan. Yaramaz. Zararlı. Hain. Haşarı. Fesat.

Imping synonyms : top of the inning, bottom of the inning, period of play, playing period, brute, beasts, devils, brat, cacodemoncacodaemon, play, naughtiest, naughty boy, beast, gamine, bottom, daemons, guttersnipes, impish, frame, impings, fiends, guttersnipe, prankster, devil, adversaries, cacodemon, chimaera, brats, elf, inhabitancy, imps, pixilated, tenting.

Imping zıt anlamlı kelimeler, Imping kelime anlamı

 

Top : Üstünü kapamak. Birinci olmak. Aşmak. Kapamak. (ağaç) tepesini kesmek. Üst. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Üstünden geçmek (bir yerin). Baş. Üstünden geçmek.

Bottom : Kurmak. Dibe ulaşmak. Dip koymak. Değmek. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dip. Dibe dokunmak. Alttaki. Ulaşmak. Temeline inmek.

Punctuality : Dakiklik.

Imping antonyms : pastness, late, lateness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present.

Imping ingilizce tanımı, definition of Imping

Imping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of grafting or mending.