Imprompt türkçesi Imprompt nedir

Imprompt ingilizcede ne demek, Imprompt nerede nasıl kullanılır?

Impromptu : Hemen o anda yapılıveren. Doğaçlama. Doğaçtan yapılan. Emproptü. O anda yapılan (hazırlık yapılmadan). Önceden tasarlanmadan. Hazırlıksız yapılmış şey. Hazırlıksız. İrtical. Doğaçtan.

Impromptu performance : Hazırlıksız performans. Çabucak hazırlanılmış yapım. Doğaçlama performans.

Impromptu press conference : Planlanmamış bir şekilde muhabirlere bilgi verilen basın toplantısı. Hazırlıksız basın toplantısı. Planlanmadan düzenlenen basın toplantısı.

Impromptu recital : Doğaçlama resital. Hazırlıksız resital. Önceden herhangi bir hazırlık yapılmadan verilen resital.

Improbabilities : Olası olmama. İhtimalsizlik. İhtimal dahilinde olmayış.

Improbative : Onaylamayan.

Improper fraction : Özge üleşke. Payı paydasından büyük olan kesir. En azından bir tamsayı olmasına rağmen bir kesir olarak yazılan numara (matematik). Bileşik kesir. Payı paydasından daha büyük olan kesir (10/2 gibi).

Improbity : Haysiyetsizlik. Onursuzluk. Şerefsizlik. İffetsizlik.

Improper conduct : Uygunsuz davranış.

Improbable : Olanakdışı. İhtimal dışı. Olası olmayan. Mümkün görünmeyen. Olasılıksız. İnanılmaz. Umulmadık. Olmayacak. Beklenmedik. Umulmayan.

 

İngilizce Imprompt Türkçe anlamı, Imprompt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imprompt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extemporaneously : Doğaçlamayla. Doğaçlama olarak. Spontan olarak. İrticalen. Doğaçtan. Hazırlıksız bir şekilde. Önceden bir hazırlık yapmaksızın.

Have : Olmak. Sahip olmak. Yaptırmak. Kabul etmek. Zorunda olmak. Malik olmak. Aldatmak. Yapmak. Bulunmak. Almak.

Improvisation : Uydurma. Emprovizasyon. Doğaç. Taksim. Geçici önlem. İrtical.

Induce : Tüme varmak. Teşvik etmek. Uyarmak. Sebep olmak. Kandırmak. Kandırıp yaptırmak. İndüklemek. Kandırıp bir şey yaptırmak. İkna etmek. Neden olmak.

Improvised : İrticalen. Eğreti. Uydurma. Doğaçtan söylenmiş. İçten geldiği gibi.

Propel : Yürütmek. İleri sürmek. İleriye itmek. Sevketmek. İtmek. Sevk etmek. İleri doğru sürmek. İleriye doğru sürmek.

Extemporary : Doğaçlama yapılan. Evvelce düşünülüp hazırlanmamış. Doğaçtan yapılan. Doğaçtan. Anında yapılan. Provasız.

Extemporisation : Ani olarak tertipleme. O anda uydurma. İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası. İrticalen şiir söyleme veya çalma.

Stimulate : Tetiklemek. Sinirlendirmek. Dürtmek. Uyandırmak. Uyarmak. Canlandırmak. Teşvik etmek. Güdülemek. Tahrik etmek. Kışkırtmak.

Improvisational : Provasız. Uydurma. Daha önceden hazırlık yapmadan.

Imprompt synonyms : extemporal, adlibs, offhand, extemporization, happening, extemporaneousness, extempore, incite, ad lib, motivate, on the fly, impromptu, do, happenings, inspire, extemporaneous, off the cuff, off hand, get, cause, strike, actuate, incautious, improvisations, at half cock, move, make, on the spur of the moment, offhanded, affect, instigate, adlib, impress.

 

Imprompt zıt anlamlı kelimeler, Imprompt kelime anlamı

Prepared : Hazır. Hazırlandı. Tedarikli. İstekli. Gönüllü. Hazırlıklı. Alesta. Hazırlanmış. Amade. Önceden hazırlanmış.

Slow : Geç. Acelesiz. Ağır. Sıkıcı. Geç anlayan. Bati. Kesat. Zor anlayan. Geri kalmış.

Imprompt ingilizce tanımı, definition of Imprompt

Imprompt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not ready.