Improvisation türkçesi Improvisation nedir

Improvisation ingilizcede ne demek, Improvisation nerede nasıl kullanılır?

Improvisational : Daha önceden hazırlık yapmadan. Doğaçlama. Uydurma. Provasız. Hazırlıksız.

Improvisational theatre : Tuluat tiyatrosu. Doğaçlama tiyatrosu. Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro.

Improvisations : Doğaç. Taksim. İrtical. Uydurma. Doğaçlama. Geçici önlem.

Improvisate : Doğaçlama yapmak.

Improvisator : Hazırlık yapmadan konuşan veya gösteri yapan kimse. Tuluatçı. Eldeki malzemeyi kullanan. Mevcut malzemelerden faydalanan.

Improvisatory : Uydurma ile ilgili. Daha önceden hazırlanmadan yapılan. Uydurma. Doğaçlama bir şekilde yapılan. Doğaçlamaya ati veya doğaçlama ile ilgili. Doğaçlama.

Improvisatorial : Doğaçlama.

İngilizce Improvisation Türkçe anlamı, Improvisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Improvisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Division : Uyuşmazlık. Pay etme. Tümen. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Paylaştırma. Fikir ayrılığı. Bölme. Uzlaşmazlık. Küme (futbol terimi).

 

Interlocutory injunction : İhtiyati tedbir emri. Mahkemenin aldığı ihtiyati tedbir kararı. İhtiyati tedbir kararı.

Filler : Astar (boya). Dolgu. Boya, plastik, kauçuk vb. ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek. Dolgulama. Dolgu macunu. Huni. Tıkaç. Doldurucu.

Imprompt : Hazırlıksız. Önceden tasarlanmadan. Hazırlıksız yapılmış şey. Emproptü.

Apocryphal : Doğruluğu kabul edilmeyen. Doğruluğu şüpheli. Sahte. Sonradan uydurulmuş.

Calumny : Kötü niyet. Suiniyet. Ağır suç uydurma. Kara çalma. Karalama. Ağır suç atma. İftira. Gıybet. Çamur atma. Bühtan.

Adlibs : Doğaçlama yapmak. Hazırlıksız yapmak.

Happenings : Olay. Hadise. Olma.

Contrived : Uyduruk. Zoraki. Zahmetli. Başarılmış. Danışıklı. Yapay. Yapmacık. Bulunmuş. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış.

Ad lib : Doğaçlamak. İrticalen. Doğaçtan. İrticalen söyleme. Kafadan. Kafadan uyduruvermek. Hazırlıksız. Hazırlıksız yapılan.

Improvisation synonyms : apportionment, slash mark, happening, extemporaneously, temporary expedient, colourable, impromptu, adjustments, performance, improvisational, concoction, colorable, palliative, extemporisation, cardboard box, extemporal, canard, distribution, extemporaneousness, conformations, adjustment, improvisations, expedient, apocrypha, ad hoc, makeshifts, slant line, extemporization, conformation, concoctions, makeshift, canards, fillers.

Improvisation ingilizce tanımı, definition of Improvisation

Improvisation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, improvisation on the organ. The act or art of composing and rendering music, poetry, and the like, extemporaneously.