In distress türkçesi In distress nedir

  • Yardıma ihtiyaç halde.
  • Tehlikede.
  • Zorda.
  • Darda.
  • Problem içinde.
  • Sorun içinde.

In distress ingilizcede ne demek, In distress nerede nasıl kullanılır?

In : Dahili. Tutulan. İç. İktidardaki. Halinde. İçinde. İçeri. İçeriye. Da. Çok moda olan.

Distress : Felaket. Sıkıntıya sokmak. Acı vermek. Sıkıntı. Haciz. Endişelendirmek. El koymak. Kahretmek. Dert. Sıkıntı vermek.

Be in distress : Sıkıntıda olmak. Tehlikede olmak.

Damsel in distress : Yardıma ihtiyacı olan kadın. Başı dertte olan genç kadın. Başı dertte olan kadın. Yardıma ihtiyaç duyan kadın.

Lady in distress : Zor durumda olan kadın. Yardıma ihtiyacı olan kadın. Sıkıntıda olan kadın.

Ship in distress : Tehlike içindeki gemi.

Youth in distress : Sıkıntıdaki genç. Zor durumdaki çocuk. Duygusal kriz içinde bulunan çocuk.

İngilizce In distress Türkçe anlamı, In distress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In distress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In a hole : Problemli. Sorunlu. Zor bir durumda.

In dire straits : Çıkmazda. Müthiş sıkıntıda. Zor durumda. Güç durumda.

At stake : Risk altında. Değişme açık. Kaybedilme tehlikesi olan. Değişime açık. Sözkonusu veya mevzubahis.

In difficulty : Problemler zamanında. Zor zamanlar geçiren. Zorluklar içinde. Problemler döneminde.

 

In a bad way : Çok hasta. Sarhoş. Kötü bir durumda. Kötü bir şekilde. Kötü durumda.

Imperiled : Tehlikeye girmiş. Riskte. Risk durumunda.

On thin ice : Çok riskli durum. Hassas veya tehlikeli bir durumda. Nazik durumda. Büyük bir riske girmiş. İncecik buz üstünde. Zor durum. Kırılgan bir durumda. Müşkül vaziyette. Risk altında.

Bestead : Sorun yaşayan. Problem içinde olan (eski kullanım).

At bay : Tuzağa düşmüş. Hareket edemediği bir durumda. Başı belda. Köşeye sıkışmış. Sıkışık durumda. Çıkmaza girmiş. Emniyette. Pusu kurulmuş. Zor durumda.

In the cactus : Zor bir durumda. Sorunlu. Problemli. Başı dertte.

In distress synonyms : on the spot, in deep waters, imperilled, in danger, on the line, in peril, at risk, up against a stone wall, in a tight spot, endangered, in a flat spin, hard up.