At stake türkçesi At stake nedir

  • Değişime açık.
  • Risk altında.
  • Kaybedilme tehlikesi olan.
  • Değişme açık.
  • Tehlikede.
  • Sözkonusu veya mevzubahis.

At stake ile ilgili cümleler

English: His reputation was at stake.
Turkish: Şöhreti tehlikedeydi.

English: I'm aware of what is at stake here.
Turkish: Burada neyin tehlikede olduğunun farkındayım.

English: I'm aware of what is at stake.
Turkish: Neyin tehlikede olduğunun farkındayım.

English: My reputation is at stake.
Turkish: İtibarım tehlikede.

English: Ali knows what's at stake.
Turkish: Ali neyin tehlikede olduğunu biliyor.

At stake ingilizcede ne demek, At stake nerede nasıl kullanılır?

At : Üzerinde. Yanında. Nezdinde. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. E. A.

Stake : Bahis yapmak. Riske atmak. İspalyaya bağlamak. Umudunu bağlamak. Desteklemek. Çıkar. Kazık. Kazıklarla belirlemek. Rest çekmek. Sırığa bağlamak.

Be at stake : Söz konusu olmak. Riskte olmak. Tehlikede olmak. Riskli olmak. Kaybedilme riski taşımak. Tehlikede bulunmak. Sorgulama konusu olmak.

At a bargain price : İndirimde. Düşük fiyata. İndirimli özel fiyat.

At a blow : Aniden. Birden.

At a bound : Bir hamlede.

 

At a clip : Hızla.

İngilizce At stake Türkçe anlamı, At stake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At stake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the line : Hatta. Çizgide. Kuyrukta. Sırada. Telefonda konuşuyor. Telefonda.

At risk : Riskli.

At bay : Zor durumda. Emniyette. Tuzağa düşmüş. Sıkışık durumda. Pusu kurulmuş. Köşeye sıkışmış. Çıkmaza girmiş. Başı belda. Pusuya düşmüş.

In distress : Sorun içinde. Darda. Problem içinde. Zorda. Yardıma ihtiyaç halde.

Bestead : Problem içinde olan (eski kullanım). Sorun yaşayan.

Imperilled : Risk durumunda. Riskte. Tehlikeye girmiş.

Endangered : Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan (bir hayvan veya bir bitki hakkında). Neslinin tükenme tehlikesi olan. Tehlike altında. Tehlikeye atılmış. Nesli tükenmekte olan.

Accommodating : Yumuşak başlı. Mezhebi geniş. Yerleştirme. Yerleştirerek. İyiliksever. Yardımsever. Uyumlu. Denkleştirici. Yardımcı.

Imperiled : Risk durumunda. Tehlikeye girmiş. Riskte.

At stake synonyms : in danger, on thin ice, in peril, in a bad way, on the spot.