In process of time türkçesi In process of time nedir

In process of time ingilizcede ne demek, In process of time nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. İktidardaki. Tutulan. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Olarak. Da. İçeri. İç. İçine.

Process : Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. Usul. İşlemek. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Aşama. Özel işlem uygulamak. İşlemden geçirmek. Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi. İşlem. Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem.

Of : -den övünerek bahsetmek. -nın. Den. Yüzünden. -den. Hakkında. -in. -li. Karşı. In.

Time : Defa. -in zamanını ölçmek. Temposunu belirlemek. Tempo tutmak. Önel. Kez. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Zamanlamak. Süre. Zaman.

In process of construction : İnşa halinde. Yapılmakta.

In procession : Sıra ile. Birbiri ardına. Art arda.

Adverb of time : Zaman zarfı. Zaman belirteci.

In the process of time : Zamanla. Zaman geçtikçe.

Adverbe of time : Zaman zarfı. Cümlede fiilin karşıladığı oluş ve kılışı zaman bakımından belirgin duruma getiren ve sınırlandıran zarf: benim eskiden hem mektep arkadaşım hem komşum bir süleyman vardır. şimdi ne iş yapar, pek bilmiyorum (p. safa, biz insanlar, s. 74). muhakkak ki vedia bunu orhan’ın beceriksizce sualinden de hemen anlamıştı (p. safa, göst.e., s. 229). sonra sonra düşündüm de ancak anladım duygularımın bu sözlere uygun olduğunu (t. buğra, dönemeçte, s. 84). gitti garsonun biraz önce gelen gazeteleri bıraktığı masaya oturdu (t. buğra, göst.e., s. 21). handan onu ve az sonra beliren babasını da ancak şerif valizini alırken farketti (t. buğra, göst.e., s. 20); bugün olamazlar ama, yarın olurlar... yarın, ne olacağını biliyor musun? her gün bir şey değişiyor. dün pakize hanım, bu çarşaflarla on sene evvel kadınlar sokağa çıksaydı kıyamet kopardı! diyordu (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 150). kışın kardan testiler yapıyorsun iyi ama hiç onlar ısıya dayanır mı? (mevlana, mesnevi ııı, s.57); yazın buzlu suyun nimeti ona dini bir inşirah sunardı (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 88). sabahleyin bıçaklı bir adam uyuşturmaksızın etimi derinlerine kadar oydu, sonra bir ay, oyuğun içine fitil koyup çıkardılar (f. r. atay, gezerek gördüklerim: 50 yaşım, s. 25) vb.

 

İngilizce In process of time Türkçe anlamı, In process of time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In process of time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eventually : Sonunda. Nihayet. Sonuçta. Sonuç olarak. Er geç. En sonunda. Er ya da geç. Eninde sonunda. Neticede.

By and by : İleride. İlerde. Yavaş yavaş. Yakında. Daha sonra. Çok geçmeden. Az sonra. Birazdan. İlerde yavaş yavaş.

 

In the process of time : Zaman geçtikçe.

In the course of time : Vaktin geçmesiyle. Yıllar geçtikçe. Vaktinde veya zamanında. Zaman içerisinde. Geçen zaman içinde. Zamanında. Zaman geçtikçe.

In due course : Zamanı gelince. Sırası gelince. Vakti gelince. Vaktinde. Vaktinde veya zamanında. Zamanında. Sırası geldiğinde. Bilmünasebe.

In course of time : Zamanın akışı içinde.

Over time : Fazla mesai. Fazla çalışma.

In the long run : Nihayet. En sonunda. Sonunda. Eninde sonunda. Uzun vadede.

In process of time synonyms : with time, with the lapse of time, in time.