In the beam türkçesi In the beam nedir

  • Enine.
  • Genişlemesine.

In the beam ingilizcede ne demek, In the beam nerede nasıl kullanılır?

In : İçeriye. Da. İç. Gelmiş olan. İçeri. Çok moda olan. Olarak. Dahili. Tutulan. İçeri doğru yönelen.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Beam : Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Saçmak (ışık). Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Demet. Işın. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayılmak. Gözlerinin içi gülmek. Işık saçmak.

Broad in the beam : Şişman ve bodur. Baseni geniş. Geniş. Toplu (vücut). Fıçı gibi. Çok şişman.

In the abstract : Nazari olarak. Kuramsal olarak. Kavram olarak. Teoride. Genel olarak.

In the arms of morpheus : Uykuda.

In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.

In the act of : Halde. Halinde.

In the altogether : Çırılçıplak. Tamamen çıplak. Anadan doğma çıplak. Çıplak. Anadan doğma. Anadan üryan. Dımdızlak.

 

In the ascendant : Etkin olan. Egemen olan. Gücü artan. Yıldızı parlayan. Etkinliği artan. Hüküm süren. Egemenliği artan.

İngilizce In the beam Türkçe anlamı, In the beam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the beam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transversal : Çapraz şey. Çapraz. Hiperbolde enine mihver. Birkaç çizgiyi kesen.

Widthwise : Bir yandan diğer yana. Bir taraftan diğerine. Bir taraftan diğer tarafa. Bir şeyin genişliği ile ilgili. Genişlik açısından. Bir yandan diğerine. Bir şeyin genişliğiyle ilgili.

Crosscuts : Başkesit. Suyuna dik. Enine kesit. Enine kesen. Suyuna dik kesme. Enine kesim. Kroskat. Enine kesiş. Enine kesilmiş.

Breadthways : En yönünde.

Widthways : Bir yandan diğerine. Bir taraftan diğerine.

Crosscut : Suyuna dik. Enine kesen. Enine kesit. Enine kesmek. Enine kesim. Suyuna dik kesme. Enine kesiş. Başkesit. Kroskat.

Transverse : Enleme. Çaprazvari. Çaprazlama. Çapraz şey. Enine uzanan. Aykırı. Çapraz.

Transverses : Çapraz. Aykırı. Çaprazvari. Çapraz şey. Çaprazlama. Enine uzanan. Enleme.

In the beam synonyms : breadthwise, in width, crosswise, transversely, latitudinal, athwart, transvestic.