In the cart türkçesi In the cart nedir

  • Ayvayı yedi.
  • Hapı yuttu.
  • Çıkmazda.

In the cart ile ilgili cümleler

English: There are eggs in the carton.
Turkish: Karton kutuda yumurtalar var.

In the cart ingilizcede ne demek, In the cart nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. İçine. Olarak. İçeri. Da. Mevsimi gelmiş. İç. İktidardaki. Tutulan.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Cart : Atlı yük arabası. Araba ile taşımak. At arabası. Araba. Götürmek. El arabası. At arabası ile taşımak. Çekçek. Yük arabası.

Be in the cart : Hapı yutmak. Başını belaya sokmak. Ayvayı yemek. Zor durumda kalmak. Başını derde sokmak.

In the abstract : Kuramsal olarak. Kavram olarak. Genel olarak. Nazari olarak. Teoride.

In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

In the act : Eylemde. İşbaşında. Eylem halinde. Çalışır halde. Cinsel ilişki sırasında. Suçüstü.

In the altogether : Tamamen çıplak. Anadan doğma. Anadan doğma çıplak. Dımdızlak. Çıplak. Anadan üryan. Çırılçıplak.

In the ascendent : Hüküm süren. Etkin olan. Egemen olan.

 

İngilizce In the cart Türkçe anlamı, In the cart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the cart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the horns of a dilemma : İki arada bir derede. Açmazda.

In chancery : Açmazda. Yüksek mahkemede görülen. Müşkül durumda. Yargıtayda görülmekte olan dava. Başı belada. Kapana kısılmış.

In dire straits : Müthiş sıkıntıda. Güç durumda. Darda. Zor durumda.

Stuck : Bırakmamak. Çıkamamak. Kandırmak. Mahsur. Tutmak. Koymak. Alıkoymak. Geçirmek. Yapıştırmak. Dayanmak.

In a cleft stick : Zor durumda. Açmazda.