In a cleft stick türkçesi In a cleft stick nedir

  • Çıkmazda.
  • Açmazda.
  • Zor durumda.

In a cleft stick ingilizcede ne demek, In a cleft stick nerede nasıl kullanılır?

In : De. Da. İçeriye. İç. İçeri doğru yönelen. Olarak. İçine. İktidardaki. Gelmiş olan. Dahili.

A : Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. La (müzik terimi). Miktar belirtir. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Bir.

Cleft : Yarık. Ayrık. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oluk. Yarmak. Çukur. Çatlak. Cep. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk.

Stick : Vites kolu. Hokkabaz değneği. Çakılıp kalmak. Yapıştırmak. Değnek. Koymak. Asa. Direk. Kol. Batırmak.

Be caught in a cleft stick : Açmaza girmek. Açmaza düşmek. Açmaza getirmek. Açmaza sürüklemek. Çıkmaza düşmek.

In a bad condition : Kötü durumda.

Be in a cleft stick : Zor durumda olmak. Çıkmazda olmak. İki arada bir derede kalmak.

In a bad fix : Zor bir durumda. Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.

In a bad light : Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta.

 

İngilizce In a cleft stick Türkçe anlamı, In a cleft stick eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a cleft stick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the soup : Sıkıntıya düşmüş. Başı dertte. Sıkıntıda veya sıkıntıya düşmüş. Darda veya dara düşmüş. Belada.

In a fix : Çocuklu. Güç bir durumda. (eski argo) hamile.

Has difficulty : Sorun yaşıyor. Zorluk çekiyor.

In the cart : Hapı yuttu. Ayvayı yedi.

In chancery : Başı belada. Yargıtayda görülmekte olan dava. Müşkül durumda. Yüksek mahkemede görülen. Kapana kısılmış.

In a tight spot : Darda. Sıkıntıda.

At a push : İhtiyaç olursa. Gerekirse. Zaruret halinde. İhtiyaç halinde.

On the horns of a dilemma : İki arada bir derede.

In a tight corner : Köşeye sıkışmış. Köşeye sıkışmış vaziyette.

Up against a stone wall : Başı dertte. Sıkıntıda. Darda. Zorda. Taş bir duvara karşı.

In a cleft stick synonyms : on the spot, in a pickle, in a bad fix, has a hard time, stuck, in deep water, at bay, up a gum tree, in dire straits.