In the meantime türkçesi In the meantime nedir
- Bu sırada.
- Bu süre içerisinde.
- İken.
- Bir yandan da.
- Bununla birlikte.
- Bu süre içinde.
- Bir taraftan da.
- Bunlar olduğu sırada.
- Bu süre içinde bununla birlikte.
- Bu arada.
- Bu esnada.
In the meantime ile ilgili cümleler
English: So, what do we do in the meantime?
Turkish: Öyleyse, bu arada ne yaparız?
English: I got up an hour ago and in the meantime I've brushed my teeth, washed and shaved myself and done my morning gymnastics.
Turkish: Ben bir saat önce kalktım ve bu arada dişlerimi fırçaladım ve tıraş oldum ve sabah cimnastiğimi yaptım.
English: What should I do in the meantime?
Turkish: Bu arada ne yapmalıyım?
English: What can I do in the meantime?
Turkish: Bu arada ne yapabilirim?
English: Mother was busily cooking; in the meantime, I was just watching TV.
Turkish: Annem yemek ile uğraşıyorken; Bende bu sırada televizyon izliyordum.
In the meantime ingilizcede ne demek, In the meantime nerede nasıl kullanılır?
In : Halinde. İktidardaki. Da. İçine. Çok moda olan. Dahili. De. İçeri. Gelmiş olan. İç.
The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Meantime : Bütün bunlar olup biterken. Bu arada. Süre zarfı. Süre. Bu esnada. Zaman. Bu süre içinde. Bu süre içerisinde. İken. Tüm bunlar olurken.
In the abstract : Kuramsal olarak. Nazari olarak. Kavram olarak. Genel olarak. Teoride.
In the act : Eylemde. İşbaşında. Eylem halinde. Suçüstü. Çalışır halde. Cinsel ilişki sırasında.
In the arms of morpheus : Uykuda.
In the back : Arkadan.
In the aggregate : Bir bütün olarak. Hep birlikte. Toplam olarak.
In the act of : Halde. Halinde.
In the air : Kritik noktada. Karara bağlanmamış. Havada kalmış. Kararlaştırılmamış. Ortalıkta dolaşan. Askıda. Boşlukta kalmış. Olası. Havada. Herkesin aklında.
İngilizce In the meantime Türkçe anlamı, In the meantime eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the meantime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Even as : Ken dahi. Sırasında. (tam da) dığı sırada. İken bile. Ken bile.
By the bye : Tesadüfen. Aklıma gelmişken. Şans eseri. Laf arasında. Sırası gelmişken.
For the time being : Muvakkaten. Şu an. Şimdilik. Şimdiki şartlara göre.
But then : Ama diğer taraftan. Fakat sonra. Fakat öte taraftan. Yine de. Ama sonra. Fakat öte yandan. Fakat zaten.
During : Sırasında. Müddetçe. Süresinde. Boyunca. Zarfında. Süresi boyunca. Süresince. Esnasında. Sürece.
The while : Aynı zamanda. O esnada.
As : İçin. Sırada. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Ki. Diği gibi. Madem. Dahi. -e rağmen. İrken.
Meanwhile : Aynı anda. Bu sürede. Ara. O sıralarda. Tam bu sırada.
Howbeit : Bütün bunlara rağmen. Mamafih. Yine de. Buna rağmen. Bununla beraber.
In the meantime synonyms : among other things, for all that, on the other hand, meantime, nonetheless, incidentally, at the same time, on the other side, whilst, incidently, whereas, in addition to this, btw, besides, all the same, in passing, by the way, in the mean time, despite this, at this time, inter alia, however, none the less, nevertheless, when, meantimes, while, by the by, in the meanwhile, what time.

Bu kısımda In the meantime kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the meantime ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the meantime anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the meantime ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.