In the rough türkçesi In the rough nedir

In the rough ingilizcede ne demek, In the rough nerede nasıl kullanılır?

In : Olarak. İçeriye. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan. Dahili. De. Halinde. İçinde. Gelmiş olan.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Rough : Engebeli. Pütür pütür yapmak. Kaba saba. Katı. Dalgalı. Yontulmamış. Nal kayarı takmak. Müstehcen. Cilasız. Pürüzlü.

Diamond in the rough : İşlenmemiş elmas. Yetenekli olan ancak kibarlık ve zariflikten yoksun kimse. İşlenmemiş cevher. Eğitilmemiş veya yontulmamış insan. Aslen iyi ancak tavırları kibar ve zarif olmayan biri. Yontulmamış kimse.

In the abstract : Kavram olarak. Genel olarak. Kuramsal olarak. Teoride. Nazari olarak.

In the air : Kritik noktada. Askıda. Havada kalmış. Herkesin aklında. Havada. Karara bağlanmamış. Boşlukta kalmış. Kararlaştırılmamış. Ortalıkta dolaşan. Olası.

In the altogether : Çırılçıplak. Dımdızlak. Anadan doğma çıplak. Anadan doğma. Tamamen çıplak. Çıplak. Anadan üryan.

 

In the ascendent : Egemen olan. Etkin olan. Hüküm süren.

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

In the arms of morpheus : Uykuda.

İngilizce In the rough Türkçe anlamı, In the rough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the rough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give or take : Civarında. Yaklaşık olarak. Hemen hemen.

Illest : Dert. İllet. Bela. Kötü. Sağlıksız. Hastalık. Rahatsızlık. Fena. Garaz.

Just about : Hemen hemen. -mek üzere. Yaklaşık. Neredeyse. Epeyce. Az kalsın.

About : Üzere. Üstünde. Şurada burada. Dair. Yaklaşık. Aksi yöne. -e ne dersin?. Orada burada. Doğrusunda.

Around : Ortalıkta. Çevrede. Arkaya. Buralarda. Ötede beride. Geriye. Etrafına. Çevresinde. Öteye beriye. Çevresine.

Distempered : Gerginlik. Badanalamak. Hastalık. Bulaşıcı bir köpek hastalığı. Vücutta enfekte olmuş veya akılda karışık. Memnuniyetsiz. Aksilik. Rahatsızlık. Hastalıklı (distempered body {hastalıklı vücut}, distempered limb {bozulmuş uzuv}, a distempered head or brain {hastalıklı kafa veya beyin} gibi).

Almost : Az kaldı. Az kalsın. Hemen hemen. Az daha. Adeta. Parmak kaldı. Neredeyse. Yaklaşık olarak. Kıl payı.

Diseased : Sayrı. Muallel. Mariz. Alil. Hastalıklı. Hasta.

Circ : Daire. Yaklaşık (özellikle tarihlerle beraber kullanılan). Döngü.

In the rough synonyms : wellnigh, in a dither, laboured, at a guess, ballpark, comfortless, as a rough draft, ailing, labored, approximative, well nigh, more or less, iller, fitful, bad, in round figures, in the neighborhood of, austere, disturbed, circa, close on, uncomfortable, in the neighbourhood of, more, nearly, harried, crapulent, back and forth, constrained, in bad health, approximately, the more, practicals.