In this place türkçesi In this place nedir

In this place ile ilgili cümleler

English: It all started in this place.
Turkish: Onun hepsi bu yerde başladı.

English: How long have you worked in this place?
Turkish: Bu yerde ne kadar süre çalıştın?

English: I live in this place.
Turkish: Bu yerde yaşıyorum.

English: I've been in this place too long.
Turkish: Bu yerde fazla kaldım.

English: You'll never get ahead in this place unless you go through the proper channels.
Turkish: Doğru bir yol bulmadıkça bu alanda asla ileri gitmeyeceksin.

In this place ingilizcede ne demek, In this place nerede nasıl kullanılır?

In : İç. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Olarak. Çok moda olan. Tutulan. İçeri. İçinde. İçeriye. Da.

This : Bunun. Şu. Böylesine. Buna. Bu kadar. İşbu. Bu. Böyle. Bunu.

Place : Koymak. İş. Mevki. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Yazdırmak. Basamak. Hane. Mahal. Sorumluluk.

In this case : Bu takdirde. Bu durumda. Bu halde. Bu vakada. Öyleyse. Böyleyse. Demek ki.

In this chapter : Bu kısımda. Bu bölümde.

In this respect : Bu bakımdan. Bu konuda. Bu itibarla. Bu hususta. Bu açıdan.

In this context : Bu kapsamda. Bu bağlamda. Bu çerçevede.

 

In this connection : Bu bağlamda. Bununla ilgili olarak. Bu konuda. Bu hususta. Bu münasebetle.

In this sense : Bu bağlamda. Bu anlamda. Bu manada.

In this neck of the woods : Bu bölgede. Bu yerde (dünyanın ülkenin şehrin vs). Bu alanda. Bu muhitte.

İngilizce In this place Türkçe anlamı, In this place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In this place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herein : Bu noktada. İşbu. Bunun içinde. Bu yazının içinde. Bunda.

At this place : Bu mahalde. Bu yerde.

Along : Birlikte. Süresince. Oraya. Boyunca. Orada. İleriye. Kıyısında. Uzunluğuna.

Over here : Bura. Bu yerde.

Hereon : Bunun üzerine. Bununla ilgili olarak.

Hereby : Bundan ötürü. Bundan dolayı. Bu vesileyle. İşbu vesile ile. Böylelikle. Şimdi. İşbu. Sonuç olarak. Bu vesile ile.

Hither : Bu taraftaki. Beri yandaki. Beriki. Buraya kadar. Beriye.

In this quarter : Buralarda. Bizde.

Along with : Oraya. İleriye. Kenarında. Kıyısında. - ile birlikte. Boyunca. Birlikte. İle beraber.

Here : Burayı. Burda. Hey. Bunda. Burası. Bu çekitte. İşte.

In this place synonyms : hereinto, this place.