Incertain türkçesi Incertain nedir

  • Enserten.

Incertain ingilizcede ne demek, Incertain nerede nasıl kullanılır?

Incertitude : Tereddüt. Tümevarımcı bilimlerde öndeyi ve kestirimlerin olgulara uygun düşme ya da gerçekleşme olasılığının düşüklüğü. Kesinsizlik. Kararsızlık. Şüphe. Değişiklik. Tereddüd. Kuşku.

A pair of pincers : Kerpeten.

Be sincere : Samimi olmak.

Convincer : İkna eden kimse. Razı eden kimse. İnandıran kimse.

Convincers : İnandıran kimse. Razı eden kimse. İkna eden kimse.

Insincerely : Onursuz bir şekilde. Riyakarca. Vefasızca. İkiyüzlü bir şekilde. Samimiyetsizce.

Insincere : Vefasız. Samimi olmayan. İkiyüzlü. Sadakatsiz. Samimiyetten uzak. Samimiyetsiz. İki yüzlü. İçtenliksiz. Riyakar.

Pair of pincers : Kerpeten.

In all sincerity : Tamamen samimi bir şekilde. İkiyüzlülükten arındırılmış bir şekilde. Tüm içtenlikle. Tam bir içtenlikle.

Meat mincer : Kıyma makinesi.

İngilizce Incertain Türkçe anlamı, Incertain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incertain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uncertain : Güvenilmez. Kararsız. Kuşkulu. Emin olmayan. Belirsiz. Tereddütlü. Kararlaştırılmamış. Kesin olmayan. Bir öyle bir böyle olan. Değişken.

Self confidence : Özgüven. Kendine güven. Bireyin kendi yeteneğine, beceri ve yetilerine güven beslemesinden doğan duygu. Bir görüşmede görüşmecinin araştırmayı sunarken ve sürdürürken kendine duyması gereken güven. Kendinden emin olma. Öz güven. Kendine güvenme.

 

Unsure : Belirsizlik. Riskli. Güvensiz. Emin olmayan. Emniyetsiz.

Self assurance : Kendine güvenme. Özgüveni. Kendinden emin olma. Kendini güvenceye alma. Kendine güven.

Ambivalent : Çelişik duygu taşıyan. İkircikli. Değişken. Duyguları çelişen. Kararsız. Karışık hisleri olan. Karışık duygular besleyen. Zıt duygu taşıyan. Birbirine zıt hisleri olan. Çelişik duygular taşıyan.

Groping : El ile taciz. El yordamı. El ile arama. Arama. Elleriyle arayıp durma. El yordamıyla arama. Elle taciz.

Sureness : Emin olma. Güven. Kesinlik.

Certainty : Kesinlik. Gerekirlik. Kuşkusuzluk. Muhakkak. Kesin olan şey. Açıklık. Emniyet. Katiyet. Belirlilik. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.

Assurance : Kendine çok güvenme. Kendine güvenme. Vaat. Teminat. Garanti. Kendine güven. Özgüven. Güvence. Temin. Kendinden eminlik.

Confidence : Güven duygusu. Sırdaşlık. İnanma. İtimat. İtminan. Gizli şey. Görgül, mantıksal ya da sayımsal işlemlere dayanarak bir gözlemsel bilgi ya da bulgunun öyle olduğu ya da öyle kalacağı duygusu. Kendine güven. Mahremiyet. Güvenirlik.

Incertain synonyms : doubtful, dubious, authority.

Incertain zıt anlamlı kelimeler, Incertain kelime anlamı

Certain : Kuşkusuz. Kesin. Mutlak. Şüphesiz. Ayrım. Sabit. Bazı. Belirlenmiş. Belli. Güvenilir.

 

Sure : Muhakkak. Tabii. Kati. Kesinlikle. Mutlaka. Tabi. Soruşturmak. Olumlu. Kesin. Emin.

Uncertainty : Kararsızlık. Kuşku. Kesin olmama. Kesinsizlik. Şüphe. Belirsizlik. Tereddüt. Adem-i emniyet. Değişkenlik. Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durum. krş. risk.

Incertain ingilizce tanımı, definition of Incertain

Incertain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unsteady. Uncertain. Doubtful.