Indine türkçesi Indine nedir

Indine ingilizcede ne demek, Indine nerede nasıl kullanılır?

Calbindine : Bağırsak epitel hücrelerinde kalsiyumun taşınmasını sağlayan ve hücre zarıyla sitoplazmada yerleşmiş olan özel taşıyıcı bir molekül. Kalbindin.

Windiness : Rüzgarlılık. Çenesi düşüklük. Gevezelik.

Abrasive belt grinding : Zımparalı kayışta taşlama. Aşındırıcı kayışta taşlama.

Analytical finding : Analitik bulgu.

Androgen binding protein : Kanda erkeklik hormonlarını taşıyan protein. Androjen bağlayıcı protein. Sertoli hücreleri tarafından üretilen ve testis tubuluslarında bulunan, androjenle bağlanabilen protein. folikül uyarıcı hormon, androjen-bağlayıcı proteinin üretimini artırmak suretiyle sperma yapımını düzenler. Androjen taşıyıcı protein.

Auxiliary winding : Yardımcı sargı.

Ball winding machine : Yumak sarma makinesi.

Antigen binding site : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özel olarak antijen bağlayan immünoglobulin molekülünün bir parçası. her antikor molekülünün iki antijen bağlama yeri vardır. Antijen bağlanma yeri. Antijen bağlama yeri.

Antipolarizing winding : Antipolarizasyon sargısı.

 

B binding offset : C cilt boşluğu.

İngilizce Indine Türkçe anlamı, Indine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bends : Bükmek. Vurgun. Vurgun hastalığı. Hava ambolisi. Mafsal ağrısı. Oynama yapmak. Çökmek (diz). Bağlamak (yelken). Katlamak.

I : İngilizce alfabenin dokuzuncu harfi. Ben. İyodun simgesi. İ harfi. İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi. Romen rakamları dizisinde 1 sayısı.

Gradient : Eğiklik. Eğim derecesi. Gradyan. Bayırlık. Yürüyebilen (zooloji terimi). Meyil. Yükselme veya düşme. Rampa. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Curves : Bükmek. Eğriler. Bükülmek. Kavis çizmek.

Canalized : Kanal haline getirmek. Kanalize etmek. Kanalize. Kanal açmak.

Bend to : Bir şeye aklı yatmak. Aklı yatmak. İnanmak. Mantıklı gelmek. Doğru olduğunu düşünmek. Aklına yatmak.

Seawater : Deniz suyu. Tuzlu su. Denizden gelen tuzlu su ile alakalı.

Canalizing : Kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Kanal açmak.

Trolleying : Tramvaya elektrik veren kol. El arabası. Tramvay. Alışveriş arabası. Araba. Yük arabası. Troley. Varagele. Çekme arabası.

Canting : Dilenmek. Yan yatırmak. Dönmek. Argolu konuşmak. İki yüzlü. Yapmacık konuşmak. Bükülmek. Dindarlık taslayan sahte sofu.

Indine synonyms : iodine 131, atomic number 53, iodine 125, devexity, cant, directs, banged, diverted, abandon, direct, ascents, brine, contorts, descent, bend over, couching, adit, acid rock, acidization, iodin, bend, bevel, bed down, bents, bevels, conducts, declivities, channel, banks, canalizes, dossed, climb, couched.

Indine zıt anlamlı kelimeler, Indine kelime anlamı

Fresh water : Yumuşak su. Temiz su. Tatlı su. Tatlısu. Kaynak suyu. Taze su.

Outside : Dış kısım. Dış taraf. Dışarısı. Dıştan. Dışında. Den başka. Dış. Dış (taraf). Açık havada olan. Dış görünüş.

Outdoors : Dışarıda. Dışarısı. Açık havada. Açık hava.