Inductiveness türkçesi Inductiveness nedir

  • Tümevarımlılık.
  • Tümevarımcı olma.
  • Tümevarımlı olma.

Inductiveness ingilizcede ne demek, Inductiveness nerede nasıl kullanılır?

Inductive behaviour : Tümevarımsal davranış.

Inductive circuit : Endüktif devre.

Inductive limit : Tümevarımsal sınır. Tümevarımsal limit.

Inductive load : Endüktif yük.

Inductive logic : Tümevarımlı mantık. Endüktif mantık.

Inductive system : Tümevarımsal sistem. Tümevarımsal dizge.

Autoinductive coupling : Otoendüktif kuplaj.

Inductive statictics : Bk. çıkarımcı sayımbilim. Tümevarımcı sayımbilim.

Inductive tuning : İrgitil ayar.

Inductively : Elektrik veya manyetik indüksiyon aracılığıyla (elektrik). Tümevarımlı usa vurma aracılığıyla.

İngilizce Inductiveness Türkçe anlamı, Inductiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inductiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inaction : Tembellik. Atalet. Hareketsizlik. Avarelik. Devinimsizlik. Durgunluk. Etkisizlik. Eylemsizlik.

Suspension : Askılama. Boykot. Ödek. Çözünmeyen özdek parçacıklarının, dibe çökmeden bir sıvı içinde kalmış durumu. Futbol, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çok küçük zerrelere ayrılmış olan katı parçacıkların bir sıvı içerisindeki dağılımı. suda erimeyen maddeleri içeren preparat. Süspansiyon askı. Uzaklaştırma. Asılma. El çektirme.

 

Stay : ...olarak kalmak. Oyalanmak. Geciktirmek. Dayanmak. Sabitlemek. Kalma. Bastırmak (açlığı). Ertelemek. Önlemek. İkamet etmek.

Desuetude : Yürürlükten kalkma. Yürürlükten kaldırma. Kullanmama.

Stoppage : Tatil. İşi durdurma. Alıkoyma. Kesinti. Stopaj. Kabız. Tıkanıklık. İnkıta. Durma.

Deep freeze : Buzluk. Dondurmak. Derin dondurucu. Dipfriz. Dondurup saklamak.

Halt : Sendelemek. Tökezlemek. Duraksamak. Duruş. Aksamak. Kesmek. Topallamak. Tereddüd etmek. Tereddüt etmek.

Stagnation : Hareketsizlik. Durgunluk. Durağanlık. Cansızlık. Mıymıntılık. Stagnasyon. Ekonomik duraklama. Kesatlık. Bir görüşme sırasında çeşitli yineleyici sorular ve ilgi azaltıcı etkenlerden ötürü konuşmanın tekdüzeleşmesi üzerine yanıtların basmakalıp ve üstünkörü biçimler almasına yol açan durum. Ekonomik durgunluk.

Stagnancy : Durgunluk. Hareketsizlik. Kesatlık. Tembellik. Miskinlik. Atalet.

Rest : Dem alış. İşlemezlik. Dayamak. Bel bağlamak. Dinlenmek. Durup dinlenmek. Dayanak. Sükun. Dem almak. Uzanmak.

Inductiveness synonyms : holding pattern, vengefulness, extinction, abeyance, anergy, hitch, arrest, stop, quiescence, inactivity, quiescency, dormancy, state, check, calcification, malevolence, doldrums, malignity, stasis.

Inductiveness zıt anlamlı kelimeler, Inductiveness kelime anlamı

Action : Olgu. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Davranış. Çalışma. Aksiyon. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Hareket. Savaş. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu.

 

Activity : Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Hareketlilik. İşlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meşguliyet. Etki. Kuvvet. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Yapılan işler. Hareket halinde olma.

Benevolence : Hayır. Cömertlik. İyilik. Hayırseverlik. Kayra. Sadaka. Yardımseverlik. İhsan. Yardım. Bağış.

Inductiveness antonyms : activeness.