Stagnancy türkçesi Stagnancy nedir

Stagnancy ingilizcede ne demek, Stagnancy nerede nasıl kullanılır?

Stagnant : Hiç gelişmeyen. Ruhsuz. Cansız. Rakit. Mıymıntı. Dural. Tembel. Durgun. Sönük. Akmaz.

Stagnant air : Durağan hava. Hareketsiz hava. Kımıldamayan hava. Durgun hava.

Stagnant anoxia : Stagnant anoksi. Dolaşım anoksisi.

Stagnant hypoxia : Akciğerlerdeki kısmi oksijen basıncı ve hemoglobin yoğunluğu normal olmasına rağmen dolaşım durgunluğuna bağlı olarak gerçekleşen hipoksi, stagnant hipoksi. Stagnant hipoksi. Durgunluk hipoksisi.

Stagnant oedema : Durgunluk ödemi. Kan akışının azalması veya yavaşlamasından ileri gelen, yerel veya genel olabilen ödem.

Stagnation thesis : Durgunluk savı. Mutlak gelir önsavına göre gelir artışına bağlı olarak ortalama tüketim eğiliminin düşeceği öngörüsünden hareketle, büyüyen bir ekonomide yatırımların reel gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı sabit varsayıldığında, kamu harcamalarının reel gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı artmadığı durumda ekonomilerin durgunluğa gireceğini ileri süren sav.

Stagnant point : Durgun nokta.

Stagnates : Kesat olmak. Hiç gelişmemek. Durgun yapmak. Durgun olmak. Durgunlaşmak. Hiç ilerlememek.

Stagnating : Kesat olmak. Durgun olmak. Hiç gelişmemek. Durgun yapmak. Hiç ilerlememek. Durgunlaşmak.

 

Stagnant water : Durgun su. Sükunetteki su.

İngilizce Stagnancy Türkçe anlamı, Stagnancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stagnancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sloth : Tembel hayvan. Yakalı tembel hayvan. Üşengenlik. Dişsizler (edentata) takımının, tembel hayvangiller (bradypodidae) familyasından, 65 cm kadar uzunlukta, brezilya'da yaşayan bir tür. Uyuşukluk. Üşengeçlik. Tembelhayvan.

Inexertion : Eylemsizlik. Devinimsizlik.

Deadness : İşlerin kesat gitmesi. Bitkinlik. Ölümlülük. Hissizlik. Ölülük. Kesat. Borsada durgunluk. Duyarsızlık. Donukluk.

Dodoisms : Kalınlık. Aptallık. Yoğunluk.

Accidies : Halsizlik. Kaygısızlık. Hissizlik. İlgisizlik. Cansızlık. Bıkkınlık. Uyuşukluk.

Dulness : Usandırıcılık. Anlayışsızlık. Kesmezlik. Heyecansızlık. Aptalca olma durumu. Salakça olma durumu. Aptallık. Sıkıcılık. İlginç olmama durumu. Durgun olma durumu.

Inactions : Eylemsizlik. Etkisizlik. Devinimsizlik. Avarelik.

Easygoingness : Pasiflik. Kolay geçinilir olma durumu. Sakinlik ve uysallık. Sevecenlik. Yumuşaklık. Aktif olmama durumu. İyi niyetlilik. Dostanelik.

Dalliances : Üşengeçlik. Oynaşma. Eğlence. Oyalanma. Oyun. Cilveleşme.

Deadlock : Hareketin tamamen durması. Sürmeli kilit. Tıkanmak. Çıkmaz. Çıkmaza sokmak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Tıkanıklık. Sürgü kilit. Çözümsüzlük.

Stagnancy synonyms : slackness, anergia, inertitude, dullness, inertial, inactivities, inertias, squalor, inactiveness, inaction, supineness, sloths, dead lock, immobility, dormancy, glassiness, dilatoriness, doldrums, inactivity, indolence, frozenness, foziness, littleness, drabness, immobilities, laziness, lethargy, idlesse, depression, immotility, deadlocks, helplessness, deadlocking.

 

Stagnancy zıt anlamlı kelimeler, Stagnancy kelime anlamı

Action : Çalışma. Olaylar dizisi. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Çalışma şekli. İs. Yükselti. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Çarpışma. Aksiyon. Muharebe.

Activity : Yapılan işler. Meşguliyet. Kuvvet. Fiil. Hareket halinde olma. Eyleyim. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. İşleklik. Etkiniik. İşlem.

Stagnancy antonyms : activeness.

Stagnancy ingilizce tanımı, definition of Stagnancy

Stagnancy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State of being stagnant.