Inerts türkçesi Inerts nedir

Inerts ingilizcede ne demek, Inerts nerede nasıl kullanılır?

Inert atmosphere : Yansız atmosfer. Soygazlar atmosferi. Etkisiz atmosfer. Nötr atmosfer. İnert atmosfer.

Inert gas : Durgun gaz. Eylemsiz gaz. Ölü gaz. Bir zamanlar pasif olarak düşünülen gazlar grubuna ait olan gaz (helyum neon radon gibi). Tepkimesiz gaz. Atıl gaz. Soy gaz. Etkisiz gaz. Asal gaz.

Inert gas arc welding : Soy gaz ile ark kaynağı yapma. Asal gazlı ark kaynağı. Asal gazla ark kaynağı yapma.

Inert metal : Asal metal.

Inert : Uyuşuk. Dingin. Yavaş. Yavaş harekete geçen. Uyuz. Tembel. Etkinliği ve özdevinimi olmayan. Eylemsiz. Hareketsiz. Süreduran.

Inertia compensation : Eylemsizlik dengelemesi.

Inertia starter : Volanlı yolverici. Bir motora yol vermek için gerekli erkeyi, el ya da elektrikle hızlandırılmış bir düzentekerin dinginliğinden sağlayan ilkdevinim aygıtı. Düzen tekerli yolverici. Ataletli demaror. Ataletli demarör.

Inertial coordinates : Eylemsiz yerlemler. Eylemsiz konaçlar. Atalet koordinatları. Eylemsizlik konaçları. İçinde bulunan nesnelerin ivmesiz oldukları yani, bir dış kuvvet etkisi olmadıkça duruk ya da düzgün doğru devinim içinde kaldıkları yerlem çatkıları. newton işleybilimi bu gibi dizgelerde geçerlidir. Eylemsizlik koordinatları.

 

Inertial system : Atalet sistemi. Eylemsizlik sistemi. Eylemsizlik dizgesi. Eylemsiz dizge. Newton mekaniğinin geçerli olduğu konsayı dizgesi.

Inertial force : Bir dış etken tarafından harekete geçirilmedikçe mevcut olan fiziksel güç. Eylemsizlik kuvveti. Atalet kuvveti.

İngilizce Inerts Türkçe anlamı, Inerts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inerts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unreactive : Tepkisiz.

Plant : Dikmek. Vurmak. Dikmek (bitki). İktisadi etkinlik kapsamında yeralan işlem veya süreçler bütününün aynı binada olmasa bile aynı merkezde yer aldığı bir işletmeye ait üretim birimi. krş. sermaye malları. Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü. (aletler, avadanlıklar, makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme). Yutturmak. Kurmak. Ağaç olmak. Yapımevi. Bitki.

Cannulate : Boru şeklinde. Borulardan oluşan. Kanül sokmak. Silindirik ve içi oyuk. Kanül ile delerek boşluğa girmek.

Instill : Damlatmak. Sokmak. Bkz.instil. Öğretmek. (fikir vb) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. Damla damla akıtmak. (fikir) aşılamak. Aşılamak. İşlemek.

Enter : İçeriye girmek. Sınava girmek. Giriş yapmak. Katılmak. Sahneye çıkmak. Deftere yazmak. Yazmak. Buyurmak. Girmek.

Dormant : Uyuyan. Keşfedilmemiş. Sabit. Uykuda. Uyku halinde. Faal olmayan (yanardağ). Sönmüş (yanardağ). Hareketsiz.

Passive : Dingin. Pasif. Dayanıklı. Edilgen. Faizsiz. Edilgin. Uysal. Edilgen çatı.

Actionless : Hareketsiz. Amelsiz. Tesirsiz.

Effectless : Etkin olmayan. Etkili olmayan.

 

Unutilised : İşletilmeyen (unutilized olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) kullanılmayan.

Inerts synonyms : imbed, cannulize, plug into, cannulise, canulate, inconclusive, attach, hypnagogic, stagnant, stabiles, indifferent, sessile, affectless, slowspeed, inefficiently, implant, unutilized, stabile, verbless, impotents, faecal, neutral, inactivated, stationary, graft, benumbed, indolent, constant, asleep, unexploited, inefficacious, dopey, stabler.

Inerts zıt anlamlı kelimeler, Inerts kelime anlamı

Detach : Çözmek. Kaldırmak. Ayırmak. Kopmak. Sökmek. Koparmak. Özel görevlendirmek. Kesip ayırmak. Ayrılmak.

Unplug : Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Fişi prizden çekmek. Fişini çekmek. Ayırmak. Prizden çekmek (fişi). Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın).

Reactive : Kimyasal olarak aktif. Tepkici. Tepki oluşturan. Faal hale getirme. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepkisel. Etkinleştirme. Tepkili. Bir kimyasal tepkimeye girmeye yatkın olan (özdek). Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen (özdek, özdecik).