Inflects türkçesi Inflects nedir

  • Kullanıma göre sözcüğün biçimini değiştirmek.
  • Ses tonunu değiştirmek.
  • Bükmek.
  • Çekmek (dilbilgisi terimi).
  • Çekmek.
  • Kıvırmak.
  • Ses değiştirmek.
  • Eğmek.
  • Biçimini değiştirmek.
  • Değiştirmek (ses).

Inflects ingilizcede ne demek, Inflects nerede nasıl kullanılır?

Inflect : Kıvırmak. Değiştirmek (ses). Ses değiştirmek. Çekmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek. Biçimini değiştirmek. Ses tonunu değiştirmek. Kullanıma göre sözcüğün biçimini değiştirmek. Bükmek.

Inflected : Eğik. Eğilmiş. Kavisli. Çekmiş. Kaynaşık. Bükülme ile değiştirilmiş. Çekimlenmiş (gramer).

Inflecting : Bükülen. Değiştirmek (ses). Bükmek. Kıvırmak. Eğilen. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek.

Inflection : Bükün. Bir konuşma tümcesinde müzik notalarının kullanılması, ses tavrının ve uzamının değişmesi. Sesin yükselip alçalması. Büküm. Ses tonunun değişmesi. Eğilme. Kıvrılma. Dönüm. Çekim eki. Çekim.

Inflection point : Sapma noktası. Bükülme noktası. Dönüm noktası. Bükülme çekidi. Büküm noktası.

Internal inflection : İçbükün. İç büküm.

Noninflected : Tonlaması değişmemiş (ses veya aksan). Bükümsüz.

Natural inflection : Doğal büküm. Düşüncelerimizi ve duygularımızı dilin gerektirdiği bükümü bozmadan söyleme.

 

Inflectional : Bükünlü. Çekim ile ilgili. Bükümlü. Çekme ile ilgili (gramer). Bükülme ile ilgili. Kıvrılma ile ilgili.

Inflective : Saptıran. Çekim ile ilgili. Bükünlü. Bükülme ile ilgili. Saptırıcı. Kıvrılma ile ilgili. Çekmeye veya bükmeye eğilimli. Çekme ile ilgili (gramer).

İngilizce Inflects Türkçe anlamı, Inflects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inflects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allured : Büyülemek. Aklını başından almak. Cezbetmek. Ayartmak. Çekme. Baştan çıkarmak. Aklını çelmek. Albeni. Aklını başından almak (argo terim).

Conjugate : Eşlenik. Çift. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aynı kökten türemiş sözcük. Eşli, eşit iki parçadan oluşan. immunoflouresan veya immünoperoksidaz boya yöntemlerinde olduğu üzere, antijenin tespiti için floresan veya enzim gibi bir belirteç proteiniyle birleştirilmiş antikor molekülünün antijenle birleştirilmesi. Fiil çekimi yapmak. Konjugat. Birleşmiş. Çift olan. Molekül ya da örüt,yapısı içindeki doymamışlık noktaları birbirine bağlanmış olan kimyasal özdek.

Cant : Meyil vermek. Dönmek. Argolu konuşmak. Yan yatırmak. Yapmacık konuşma. Eğilmek. Yapmacıklı konuşmak. İkiyüzlülük etmek. Bükülmek.

Inflecting : Bükülen. Eğilen.

Bends : Çökmek (diz). Eğilmek. Bağlamak (yelken). Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Oynama yapmak. Hava ambolisi. İşe geldiği gibi değiştirmek. Kramp. Boyun eğmek.

 

Bow : Yay. Pruva. Reverans. Çekilmek. Eğilmek. Boyun eğme. Baş eğmek. Başla selamlama. Baş.

Obtrude : İçine sokmak. Zorlamak. Zorla sokulmak. Zorla benimsetmek. Israrla ileri sürmek. Zorla girmek. Sokulmak. Zorla kabul ettirmek.

Bevellers : Şev vermek. Pah. Eğimli yapmak. Eğim. Şev hale getiren alet. Oynar kollu gönye. Eğim vermek. Eğrilik. Açı. Şevlemek.

Absorbs : Özümsemek. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Sönümlemek. Yutmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Absorbe etmek. Anlamak. Kavramak. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı).

Clamp : Mengeneyle sıkıştırmak. Ambar (yeraltı). Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Kenet. Sıkıştırmak. Yığın. Menetmek. Kelepçe. Kıskaç. Klemp.

Inflects synonyms : prescribe, abides, change tune, crinkle, communicate, crinkles, contorting, crook, buckle, declined, curves, transform, remodel, distorting, visit, bring down, intrude, crimps, abstract, contorts, give, angle, pluralize, bevels, modify, allure, cranks, curl up, coil, crinkling, absorb, decline, bevel.

Inflects zıt anlamlı kelimeler, Inflects kelime anlamı

Disinfect : İlaçlamak. Mikropsuzlandırmak. Mikroptan temizlemek. Mikroplardan arındırmak. Temizlemek. Dezenfekte etmek. Arındırmak. Arınıklaştırmak.

Uninflected : Bükümsüz. Çekimsiz. Çekilmeyen.