Injectors türkçesi Injectors nedir

Injectors ingilizcede ne demek, Injectors nerede nasıl kullanılır?

Injector needle : Püskürteç iğnesi. Enjektör iğnesi.

Injector needle valve : Püskürteç iğnesi. Püskürtecin içinde bulunan ve püskürtme sırasında yakıt basıncı ile kalkarak meme deliğini açan ince çubuk.

Injector valve : Enjektör iğnesi. Püskürteç iğnesi. Püskürtecin içinde bulunan ve püskürtme sırasında yakıt basıncı ile kalkarak meme deliğini açan ince çubuk.

Fuel injector : Yakıt püskürteci. Mazot enjektörü. Yakıt enjektörü.

Injector : İçiter. Vücuda sıvı vermede kullanılan araç, enjektör. Püskürteç. Kimi patlamasız motorlardaki püskürtme dizgesinin, yakıtı yanma odası içine püskürten püskürteç gövdesiyle memesinden oluşan bölümü. Fışkırtıcı. Enjektör. Şırınga. Püskürtücü.

Injection engine : Püskürtümlü motor. Enjeksiyon motoru.

Injecting : Yerleştirmek. Enjekte etme. Zerk etme. Enjekte etmek. Şırınga etmek. Sokmak. İğne yapmak.

Injection : Enjekte. Zerk. İçitme. Sokulma. Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk. Lavman. Enjeksiyon. Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi. Püskürtme. İğne.

 

Media inject wizard : Ortam takma sihirbazı.

Injection cock : Püskürtme musluğu.

İngilizce Injectors Türkçe anlamı, Injectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Injectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypodermic syringe : İğne. Enjektör şırıngası. Hipodermik enjektör. Derialtı şırıngası. Deri altı şırıngası. Şırınga. Hipodermik şırınga. Derialtı altı iğne.

Injection nozzle : Memesi. Enjeksiyon nozulu. Enjeksiyon memesi. Enjektör memesi. Püskürtme deliği. Püskürtme memesi.

Contrivance : Tertip. Aygıt. Buluş. Entrika. Düzenek. İcat yapmak. Tertibat. Hüner. Mekanizma. Kurma.

Syringing : Şırıngalamak. Bir yere sıvı doldurmaya yarayan pompa. Enjekte etmek. Püskürteç. Şırınga etmek. Pülverizatör. Şırınga ile yıkamak (kulak). Şırınga. İğne.

Gadget : Dalgametre. Dalga. Alet. Küçük aygıt. Püf noktası. Üçkağıt. Değersiz şeyler. Küçük alet. Ivır zıvır. Marifetli küçük araç.

Ejector : Fıskiye. Kiracıyı tahliye ettiren. Atan şey. Tahliye ettiren. Çıkarıcı. Boşaltıcı. Fıskıye. Fırlatma tertibatı. Kiracıyı çıkaran. Püskürgeç.

Injector : İçiter. Fışkırtıcı. Kimi patlamasız motorlardaki püskürtme dizgesinin, yakıtı yanma odası içine püskürten püskürteç gövdesiyle memesinden oluşan bölümü. Vücuda sıvı vermede kullanılan araç, enjektör. Şırınga. Püskürteç.

Appliance : Aygıt. Teçhizat. Cihaz. Alet. Gereç. Araç.

Atomizers : Azomizor. Atomizer. Pülverizatör. Püskürgeç. Püskürteç. Fısfıs. Pulverizatör. Karbüratörlerin püskürtme memesi.

Repelling : Savar. İtici. Nahoş. Geçirmez. Püskürtme. Uzaklaştırıcı.

Injectors synonyms : gizmo, atomizer, convenience, repellent, ejectors, contraption, nozzle, hypodermic needle, pulveriser, spray, pulverizer, widget, blaster, injection syringe, repellents, syringe, syringes, gismo, propellant, jet pump, blasters, syringed.