Injecting türkçesi Injecting nedir
- İğne yapmak.
- Yerleştirmek.
- Şırınga etmek.
- Zerk etme.
- Sokmak.
- Enjekte etme.
- Enjekte etmek.
Injecting ingilizcede ne demek, Injecting nerede nasıl kullanılır?
Injection : Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi. Zerk. Enjeksiyon. Lavman. Enjekte etme. Püskürtme. Sokulma. Enjekte. Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk.
Injection cock : Püskürtme musluğu.
Injection engine : Püskürtümlü motor. Enjeksiyon motoru.
Injection fuel : Püskürtme yakıt. Püskürtme yakıtı.
Injection metamorphism : Derinliklerdeki kayaçların içine, magmanın içitimiyle magmasal kayaç oluşunu sonuçlayan olay. İçatım başkalaşımı. Derinliklerdeki kayaçların içine, magmanın içatımıyle magmasal kayaç oluşunu sonuçlayan olay. Sokulma başkalaşımı.
Distributor injection pump : Enjeksiyon rotatif pompası. Distribütör püskürtme pompası.
Concordant injection : Uyumlu sokulma. Uyumlu enjeksiyon. Koşut durumda, katmanlar arasına sokulmuş magmatit kütlesi.
Anti fat injection : Anti yağ enjeksiyonu. Yağı eriten enjeksiyon.
Airless injection : Havasız püskürtme.
Injection syringe : Enjektör. Şırınga.
İngilizce Injecting Türkçe anlamı, Injecting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Injecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Domiciliate : İkamet etmek. Konuta bağlamak. Ödemek. Tediye etmek. (poliçe) ödemek. Oturmak.
Engraft : Aşılamak. Dikmek.
Dragged : Sürünmek. Çekmek. Sürümek. Bulaştırmak. Ağırdan almak. Taramak. Durgunlaşmak. Ağ ile suyun dibini taramak. Ağır tempoyla çalınmak.
Domiciling : Ödemek. Ödemek (poliçe). Oturmak. Yerleşmek. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek. Konut. Oturma yeri. Ev.
Embeds : Gömmek. Gömülmek. Kafasına sokmak. Oturtmak. İçine oturtmak. İyice yerleştirmek. İçine katmak. Kakmak.
Injection : Sokulma. Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi. Enjekte. İçitme. İğne. Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk. Zerk. Püskürtme.
Billets : Konak yeri. Not. Ödev. Konaklatmak. Kütük. Çelik çubuk. Konaklatmak (askeri terim). Pusula. Konaklama yeri.
Injects : Vermek. Katmak. Enjeksiyon yapmak. Vurmak. Sokuşturmak. Zerk etmek.
Deposit : Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Ön ödeme. Çökel. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme. Çökel (çükelti). Depozit olarak vermek. Çökelmek. Güvenmelik. Mevduat.
Drives : Sürmek. Çakmak. Hareket ettirmek. Saplamak. Zorlamak. Önüne katmak. Gütmek. Kovalamak. Araba kullanmak.
Injecting synonyms : epidural injection, insertion, syringing, douched, drag, accommodates, deposited, introduction, drive, solution, engrafts, case, syringes, douching, draw out, accommodated, inject, injections, embed, give an injection, bites, syringed, engrafted, engrafting, embroils, dig into, become established, drags, intromission, douche, domicile, bite, billet.

Bu kısımda Injecting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Injecting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Injecting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Injecting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.