Insectifuge türkçesi Insectifuge nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İnsektifüj.
  • Boceksavar.
  • İnsektleri uzaklaştıran ajanlar.
  • Böcek kovan madde.
  • İnsektifuj.
  • Böcek savar.

Insectifuge ingilizcede ne demek, Insectifuge nerede nasıl kullanılır?

Insecticidal : Böcek öldürücü.

Insecticide : Böcekkıran. Sinek veya böcek ilacı. Zararlı böceklere karşı kullanılan öldürücü madde. İnsektisid. Böcek zehiri. Böcek zehri. İnsan ve hayvanlar için zararlı olan böcekleri kontrol altına almak için geliştirilmiş bileşikler, insektisit. Zararlı böcekleri, bunların yumurta, kurtçuk ve kelebeklerini öldürmek amacıyla kullanılan özdek. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böcek öldürücü ilaç.

Insecticide resistance : İnsektisit rezistansı. Böceklerin böcekleri öldüren ajanlara karşı direnç geliştirmesi.

Insecticides : İnsektisidler. Böcek ilacı veya ilaçları. Böcek öldürücü ilaç. Böcek ilacı.

Insection : Yarma. Deşme. Kesik. Kesme. Yarık.

Agricultural insecticide : Tarımsal böcek öldürücü.

Insectivorous : Böcek yiyen. İnsektivöröz. İnsektlerle beslenen. Böcekçil.

Insectivores : Böcekçil. Böcek yiyen hayvan. Böcekyiyen. Böcekçil hayvan.

Herbal insecticide : Nikotinoidler, rotenoidler, piretrum, piretroidler gibi bitkisel kaynaklı böcek öldürücü bileşiklerin ortak adı. Bitkisel kaynaklı insektisit.

 

Insectivore : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böcek yiyerek beslenen hayvanlar ya da bazı böcek yiyen bitkiler. Böceklerle beslenen canlılar. Böcek yiyen canlı. İnsektivor. Böcekçil. Böcekyiyen. Böcek yiyen hayvan. Insectivora takımında bulunan bireyler. Böcekçil hayvan.

İngilizce Insectifuge Türkçe anlamı, Insectifuge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insectifuge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.

Repellant : İtici. Uzaklaştırıcı.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Repellent : Tiksindirici. Kovucu. Doğrudan veya dolaylı olarak insan veya hayvan hijyenine yönelik olanlarda dahil olmak üzere, pire gibi omurgasız veya kuş gibi omurgalı zararlı organizmaları ortamdan uzaklaştırmak için kullanılan biyosidal ürünler, repellent. Su geçirmez. İtici. Geçirmez. Savar. Defedici. Uzaklaştırıcı.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Insectifuge synonyms : insect repellent, insect repellant, a crochordon, abdominal ovariectomy, abamectin, abdominal palpation, insect repellents, a amplitude mod, abdominal distention, abattoir, a c deformity.