Inserter türkçesi Inserter nedir

  • İçine yerleştiren kimse veya şey.
  • İçine koyan.
  • Yerleştirici.

Inserter ingilizcede ne demek, Inserter nerede nasıl kullanılır?

Inserters : İçine koyan. Yerleştirici. İçine yerleştiren kimse veya şey.

Inserted : İçine konulmuş. Gömülü. Eklendi. Ekli. İlaveli. Eklenmiş. (bilgisayar) başka iki obje arasına yerleştirilmiş (metin imaj vs). Gömme. İlave edilmiş. İçine yerleştirilmiş.

Inserted by : Ekleyen.

Inserted text : Eklenen metin.

Insert and paste selected cells : Seçili hücreleri araya yapıştır.

Insert word field : Word alanı ekle.

Auto insert notification : Otomatik ekleme uyarısı.

Insert mode : (bilgisayar) araya ekleme kip. Araya sokma kipi. Araya ekleme modu. Araya ekleme kipi. Yazmanın mevcut karakterleri satır boyunca itmesine neden olduğu düzenleme modu (overtype {üzerine yazma} modundaki gibi yazdıkça mevcut karakterlerin silinmesinin tersine). Araya sokma modu.

Insert disk to be initialized : Sıfırlanacak diski takın.

Insert disk : Takılacak disk.

İngilizce Inserter Türkçe anlamı, Inserter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inserter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instiller : (fikir vb) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. İşlemek. Küçük miktarlar halinde içine yerleştiren. Aşılayan. Aşılamak. (fikir) aşılamak. Sokmak. Damlatmak.

 

Intubate : Bir organın içine boru sokarak tedavi etmek. Boğaz gibi bir organın içine boru sokmak. (tıp) bir organın içine boru yerleştirmek. Kanül ile delerek boşluğa girmek. Kanül sokmak.

Instil : İşlemek. Sokmak. Damlatmak. (fikir) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. Aşılamak. Damla damla akıtmak. Öğretmek. (fikir vb) aşılamak.

Inset : İlave etmek. İçe doğru. Arasına koymak. Araya sokulmuş. İlave. Dışarı. Ek. Atma. Ekli küçük resim. Gömme.

Graft : Rüşvet vermek. Yolsuzluk yapmak. Yolsuzluk. Aşılamak. Yolsuzlukla elde edilen. Aşı. Yozlaşma. Nakledilen organ. Rüşvet almak. Organ nakli.

Instill : İşlemek. Damlatmak. Damla damla akıtmak. Öğretmek. Bkz.instil. (fikir vb) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. Sokmak. (fikir) aşılamak. Aşılamak.

Place : Basamak. Yerleşim yeri. Mekan. Ev. İş. Mevki. Statü. Koymak. Sorumluluk. Hane.

Enter : Katılmak. Kaydolmak. Deftere yazmak. Girmek. Sokmak. İçeriye girmek. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Geçirmek. Kaydetmek.

Position : Vaziyet. Hal. Yerleştirmek. Makam. Mevki. Konum. Sav. Görüş. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Durum.

Inserter synonyms : canulate, cannulise, feed in, plug into, cannulize, imbed, inserters, implant, placers, sandwich, lay, inclose, transplant, stick in, catheterise, put, inject, pose, cup, glass, placer, put in, cannulate, foist, enclose, introduce, plug, catheterize, plug in, feed, engraft, embed, attach.

Inserter zıt anlamlı kelimeler, Inserter kelime anlamı

Detach : Ayırmak. Çözmek. Kesip ayırmak. Kaldırmak. Sökmek. Koparmak. Özel görevlendirmek. Çıkmak. Çıkarmak.

Unplug : Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Ayırmak. Fişi prizden çekmek. Prizden çekmek (fişi). Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Fişini çekmek.

Unturned : Çevrilmemiş.