Inset türkçesi Inset nedir

  • İçe doğru.
  • Atma.
  • Arasına koymak.
  • Araya sokulmuş.
  • İlave etmek.
  • Ek.
  • Gömme.
  • Bir şeyin ortasına ek koymak.
  • İlave.
  • Dışarı.
  • Ekli küçük resim.

Inset ile ilgili cümleler

English: Poinsettias are poisonous to cats and dogs.
Turkish: Atatürk çiçeği kediler ve köpekler için zehirlidir.

Inset ingilizcede ne demek, Inset nerede nasıl kullanılır?

Inset map : Yan harita. Coğrafya haritaları ve atlaslarına, ayrıntıları belirlemek amacıyla eklenen ikincil haritalar.

Inset terraces : İçice biçimler. Arka arkaya birçok aşındırma bölümlerinde, koyağın iki yakasındaki eski koyak tabanlarının üst üste kalıntılarından oluşmuş biçimler.

Insets : İlave etmek. Gömme. Ek. Atma. Araya sokulmuş. İlave. Dışarı. Ekli küçük resim. İçe doğru. Arasına koymak.

Insetting : Ekli küçük resim. Dışarı. Araya sokulmuş. İlave etmek. Gömme. Arasına koymak. Ek. İlave. Atma. İçe doğru.

Poinsettia : Atatürk çiçeği. Noel yıldızı. Atatürkçiçeği.

Insect dermatitis : Kimi böceklerin özellikle güve ve tırtıllarının toksin içeren kıllarının neden olduğu geçici yerel veya yaygın, konjuktivitis, kaşıntı, yanma, ağrı gibi semptomlarla ayırt edilen deri yangısı. İnsekt dermatitisi.

Inseams : İç dikiş. İç pantolon dikişi.

Insect eater : Böcekçil. Böcek yiyen.

 

Insect : Böcekler sınıfına bağlı eklembacaklıların ortak adı. (tanıma uymayan ve dilimize yanlış olarak yerleşen sözcükler de vardır: sümüklüböcek, uyuzböceği, tespihböceği v. b.). İğrenç tip. Haşere. Insecta sınıfında bulunan herhangi bir birey. Böcek. Böcek, haşere. İnsekt. Böcü.

Insect genes : Böcek genleri. Böceklerde bulunan kalıtsal materyal.

İngilizce Inset Türkçe anlamı, Inset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive : Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplamsal. Katkı. Katkı maddesi. Ek katkı. Eklenecek. Çoğalan. Katılan kimyasal madde. Katık. Katılacak.

Introduce : Öğretmek. Sunmak. Başlamak. Ortaya koymak. Göstermek. Getirmek. Lanse etmek. Ortaya çıkarmak. Takdim etmek. Tanıştırmak.

Interposing : Araya girmek. Lafa karışmak. Karşı çıkmak. İleri sürmek. Tavassut etmek. İtiraz etmek. İki şeyin arasına koymak. Karşı koymak. Aracılık yapmak.

Adjoint : Yardımcı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bitişik. Mücavir. Eklenik. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Eklenmiş. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Sınırdaş.

Implantation : Dikilme. Aşılama. Dikme. Yataklanma. Yerleştirme. Emplantasyon. Aklına sokma. Çeneye diş yerleştirme.

Funeral : Cenaze töreni. Cenaze törenine ait. Cenaze. Defin. Sorun. Cenaze alayı. Cenaze merasimi. Problem.

 

Intercalary : Takvime eklenmiş. Eklenmiş. İlave edilmiş. Takvime eklenen.

Bricks : Tuğla ile örmek. Tuğlalar. Dışarısı. Uyuşturucu.

Bragging : Övüngen. Övünme. Palavra. Kibirli. Tıraş.

Ejections : Fırlama. Fışkırtma. Ejeksiyon. Tahliye. Kovma. Çıkan şey. Çıkarma. Püskürme. Dışarı atma.

Inset synonyms : entombment, enclose, embedment, dehors, entrain, add, image, interlays, downthrow, addendum, appending, discarding, banishment, eliminating, ikon, embeddings, entrains, accessive, embedding, ejecting, abroad, addenda, accession, outside of, accretion, outside, addition, inward, additions, ejection, accessional, additional, interpose.

Inset zıt anlamlı kelimeler, Inset kelime anlamı

Inset antonyms : natural object.

Inset ingilizce tanımı, definition of Inset

Inset kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An insertion. To infix. That which is inserted or set in.