Instal türkçesi Instal nedir

Instal ile ilgili cümleler

English: Do you want to install this free browser add-on?
Turkish: Bu ücretsiz tarayıcı eklentisini yüklemek ister misiniz?

English: Ali eventually figured out how to install a free database application on his computer.
Turkish: Ali sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.

English: Ali had solar panels installed on the roof of his house.
Turkish: Ali çatısına güneş paneli kurdurdu.

English: Ali is installing new software.
Turkish: Ali yeni yazılım yüklüyor.

English: Ali has just installed an alarm system in his house.
Turkish: Ali evine bir alarm sistemi yerleştirdi.

Instal ingilizcede ne demek, Instal nerede nasıl kullanılır?

Install : Monte etmek. Tesisatı döşemek (kalorifer veya elektrik vb). Atamak. Kurmak. Takmak (bir aygıtı). Başa geçirmek. Törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş veya atanmış birini). Yerleştirmek. Döşemek.

Install button : Yükle düğmesi.

Install directory : Yükleme dizini.

Install embed fonts : Katıştırılmış yazıtiplerini yükle.

Install folder : Yükleme klasörü.

Install from disk : Disketten yükle.

Install location : Yükleme konumu.

Install in place : Yerinde yükle.

Install new font : Yeni yazıtipi yükle.

 

Install new : Yeni yükle.

İngilizce Instal Türkçe anlamı, Instal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lay : Yüklemek (suç). Koymak. Hal. Konum. Örmek (tuğla). Kaymak. Şarkı sözü. Türkü. Sermek. Yatma.

Advance : Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İleri almak. Gelişme. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Öne almak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İleri sürmek. İlerleme. Terfi ettirmek. Peşinat vermek.

Bottom : Temeline inmek. Dibe ulaşmak. Ulaşmak. Bir temel üzerine yerleştirmek. Değmek. Alttaki. Alt. Dip koymak. Dip.

Build : Oluşturmak. Gelişmek. Beden yapısı. Güvenmek. Toplanmak. Bel bağlamak. Geliştirmek. İnşaatçılık yapmak. Kümelenmek. Toplamak.

Accrediting : Yetki vermek. Atfetmek. İtibar etmek. Güvenmek.

Billet : Kışla. Kütük. Ödev. Konaklama yeri. Baraka. Vazife. Pusula. Konaklatmak (askeri terim). Konaklatmak. Not.

Accredit : Güvenmek. İnanmak. Atfetmek. İtibar etmek. Kredi açmak. Akredite etmek. Yetki vermek. Elçi göndermek. Akreditif açmak.

Set : Dönem. Takım. İç dekoru. Belirlenmiş. Etkilemek. Göstermek. Dikkat komutu. Bir takımyıldızın adı. Kararlı. Koyulaştırmak.

Assembly : Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. İçtima (askeri terim). Birleştirme. Çatma. Kongre. Çevirme (bilgisayar). İçtima. Derleyici. Toplantı.

Accredits : Elçi göndermek. Yetki vermek. İnanmak. Atfetmek. Akredite etmek. Kredi açmak. Güvenmek. Akreditif açmak. İtibar etmek.

 

Instal synonyms : commission, billets, built, bring into being, appoint, domicils, instals, put together, fabricating, draw out, post, retrofit, domiciling, assign, installs, deposit, assigns, commissioning, setting up, cog, constitute, accommodate, chews, put up, cockler, builds, reinstall, domiciliate, realize, accounters, install, accommodated, put.