Instilling türkçesi Instilling nedir

Instilling ingilizcede ne demek, Instilling nerede nasıl kullanılır?

Instill : (fikir vb) aşılamak. Damla damla akıtmak. Öğretmek. Sokmak. Aşılamak. İşlemek. Yavaş yavaş öğretmek. (fikir) aşılamak. Bkz.instil. Damlatmak.

Instillation : İnstilasyon. Damlatma. Telkin etme. Aşılama. Fikir aşılama.

Instillator : Enstilatör.

Instilled : Aşılamak. Sokmak. Öğretmek. Damlatmak. (fikir vb) aşılamak. İçine konulmuş. İşlemek. Damla damla akıtmak. Yavaş yavaş verilmiş. Yavaş yavaş öğretmek.

Instiller : Küçük miktarlar halinde içine yerleştiren. İçine koyan. Aşılayan. Sokmak. Yavaş yavaş veren. Yavaş yavaş öğretmek. Öğretmek. İşlemek. Damla damla akıtmak. (fikir) aşılamak.

Instillment : Fikir aşılama. Damlatma. Telkin etme. Aşılama.

Instillers : Yavaş yavaş öğretmek. Aşılayan. Damlatmak. İçine koyan. Küçük miktarlar halinde içine yerleştiren. İşlemek. (fikir) aşılamak. Damla damla akıtmak. Öğretmek. Aşılamak.

Instils : Aşılamak. (fikir) aşılamak. Damlatmak. Sokmak. (fikir vb) aşılamak. İşlemek. Yavaş yavaş öğretmek. Öğretmek. Damla damla akıtmak.

Instil : Yavaş yavaş öğretmek. (fikir) aşılamak. Aşılamak. Damla damla akıtmak. İşlemek. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek. Damlatmak. Sokmak.

 

Instills : (fikir) aşılamak. Damlatmak. Sokmak. Damla damla akıtmak. İşlemek. Yavaş yavaş öğretmek. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek. Aşılamak.

İngilizce Instilling Türkçe anlamı, Instilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trickle : Akmak. Sızmak. Yuvarlanmak (top). Damla damla akmak. Akıtmak (az az). Yuvarlanmak (top vb). Yavaş yavaş çıkmak. Damlamak.

Educate : Eğitmek. Eğitimden geçirmek. Yetiştirmek. Terbiye etmek. Okutmak. Mürekkep yalamak. Öğrenim gördürmek.

Inculcating : Kafasına sokmak. Talim etmek. Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek. Telkinde bulunmak. Tekrarlayarak kafasına sokmak. Telkin etmek.

Envenoming : Acılık verme. Zehirlemek. Bozma. Zehirleme. Dolduruşa getirmek. Kızıştırmak. Zehir katma. Zehir katmak.

Inculcate : Tekrarlayarak kafasına sokmak. Talim etmek. Kafasına sokmak. Telkinde bulunmak. Telkin etmek. Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek.

Engraves : Kazımak. Kalemle işlemek. Kabartma yapmak. Hakketmek. Nakşetmek. Oymak. Kazmak. Biçim vermek. Derin iz bırakmak.

Grafts : Nakletmek. Rüşvet vermek. Para yemek. Yolsuzluk yapmak.

Budded : Gelişmeye başlamak. Sürmek. Tomurcuk. Filizlenmek. Tomurcuklanmak. Konca vermek. Aşı yapmak. Aşı. Gonca vermek.

Farm : Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Yetiştirmek. Tarımsal üretimin yapıldığı, üzerinde ev, ahır, depo gibi yapılarla sulama araçları gibi çeşitli donanımların bulunduğu alan. Ekmek. Kiraya vermek. Çiftlik evi. Çiftlik. Kira ile vermek. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Sürüp ekmek.

 

Instilling synonyms : instills, evangelise, drag, distills, drip, dribbles, brand, drive, educates, instiller, discoursing, indoctrinate, engrafts, inculcates, inculcation, bite, edify, inculcated, drips, indoctrinating, indoctrinated, commits, fertilized, ingraining, instil, distil, brands, dig into, instill, enlightens, farms, discourses, embroils.