Instructed türkçesi Instructed nedir

Instructed ile ilgili cümleler

English: He instructed me to go to bed early.
Turkish: O bana erkenden yatağa gitmeyi öğretti.

English: You will remain silent until further instructed.
Turkish: Başka bir talimata kadar sessiz kalacaksın.

English: The doctor instructed me to go on a diet.
Turkish: Doktor diyet yapmam için talimat verdi.

English: Dad instructed me to stay silent.
Turkish: Babam bana sessiz kalmayı öğretti.

Instructed ingilizcede ne demek, Instructed nerede nasıl kullanılır?

Misinstructed : Yanlış yönlendirmek.

Uninstructed : Bilgi verilmemiş. Talimat verilmemiş.

Instruct a solicitor : Avukat tutmak.

Instruct : Haber vermek. Emretmek. Direktif vermek. Emir vermek. Talimat vermek. Öğretmek. Bilgi vermek. Görevlendirmek. Bilgilendirmek. Yol göstermek.

Instructible : Direktif verilebilir. Eğitilebilir. Öğretilebilir.

Instruction fetch : Komut getirme.

Instruction book : Kullanıcı el kitabı. Kullanma talimatı. Talimat kitabı. Kullanma kılavuzu. Tarifname. İzahat kitabı.

Instruction page : Yönerge sayfası.

Instruction address register : Komut adres yazmacı.

Instructing : Öğretme. Öğretmek. Emir vermek. Talimat veren. Okutmak. Eğitici. Talimat vermek. Bilgilendirmek. Öğretici. Eğitme.

 

İngilizce Instructed Türkçe anlamı, Instructed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instructed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delegating : Temsilci. Delege etmek. Yetki vermek. Devretmek. İhale etmek. Yetki aktarmak. Havale etmek. Görev devretmek. Temsilci olarak görevlendirmek.

Evangelise : İncil'in mesajını yaymak. Hristiyan yapma. Bir evangelistin eylemi. Yaymak. İncil'in mesajını öğretmek. Hristiyan incil'ini öğretmek veya telkin etmek. Belirli inanç ve fikirleri paylaşma konusunda diğerlerini ikna etmeye teşebbüs etmek (ayrıca evangelize). Hristiyanlığa devşirme yollarını aramak. Hristiyanlığa devşirme.

Give directions : Bilgi vermek. Yol tarif etmek. Açıklama yapmak.

Indoctrinated : Bir düşünce sisteminin esaslarını öğretmek. Doktrin aşılamak. Aşılamak. Beynini yıkamak. Telkin etmek. (fikir) aşılamak. Aşılmak. Telkinde bulunmak. Doktrinleştirmek.

Say : Söylemek. Etmek (dua). Varsaymak. Söz. Laf. Son söz. Okumak (dua). Farzetmek. Okumak. Buyurmak.

Charge : Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Şarj etmek. Yükümlülük. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Ödetmek. Hücum etmek. Suçlama. Ücret. İtham etmek.

Charge with : (bir şeyle) görevlendirmek. Suçlamak. - için suçlamak. Görevlendirme. (bir şeyle) suçlamak. Suç isnat etmek. İtham etmek. İle suçlamak. Bir işin veya görevin yürütülmesinden sorumlu olmak.

Catch up : Yetişmek. Seviyesine ulaşmak. Donatmak. Yakalamak. Geri kalmamak. Etkilemek. Kapıp kaçmak. Yakala. Büyülemek.

 

Enlighten : Açıklamak. Tenvir etmek. Açıklığa kavuşturmak. Bilgi vermek. Aydınlatmak. Işık tutmak. Aydınlığa kavuşturmak.

Command : Yetki. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Kontrol etmek. Kumanda. Telkin etmek. Layık olmak. Yönetim. Tepeden görmek. Buyurmak.

Instructed synonyms : unteach, send word, catechise, catechize, instruct, say the word, develop, school, advise, reward, bring up to date, enjoin, spoonfeed, delegate, acquaint with, lettered, inculcated, commands, commanded, literate, indoctrinates, give a command, acquire, teaches, educate, taught, yell an order, indoctrinate, advises, commissioning, coach, learn, teach.

Instructed zıt anlamlı kelimeler, Instructed kelime anlamı

Informed : Haberdar. Aydın. Muttali. Bilgi alan. Haberi olan. Bilgili. Bilinçli. Tahsilli. Bilgilendirilmiş. Haberli.

Open : İçten. Açmak. Karara bağlanmamış. Geniş. Fora etmek. Dürüst. Deşmek. Kısık olmayan (ses). Serbest. Açık (kapı).

Unobstructed : Tıkanmamış. Engellenmemiş. Kapatılmamış. Tam. Açık. Engelsiz.