Give directions türkçesi Give directions nedir

  • Emir vermek.
  • Açıklama yapmak.
  • Yol tarif etmek.
  • Bilgi vermek.

Give directions ingilizcede ne demek, Give directions nerede nasıl kullanılır?

Give : Esnemek. Vermek. Armağan etmek. Düzenlemek. Bulaştırmak. Koparmak. Yapıvermek. Esneklik. Tanımak. Gitmek.

Directions : Yönergeler. Emir. Yönetme. Alıcı adresi. Yönerge. Kumanda. Tarife. Yönetim. Açıklama. Direktörlük.

Give a bad name : Adını kötüye çıkarmak. Ad takmak. Adını karalamak.

Give a beating : Dövmek. Dayak atmak. Yenmek. Sopa çekmek. Ayağının altına almak.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

İngilizce Give directions Türkçe anlamı, Give directions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give directions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Explains : Anlatmak. Açıklamak. Hesap vermek. İzah etmek.

Apprize : Haber vermek. (eski kullanım) tahmin etmek. Söylemek. Değerini yükseltmek. Haberdar etmek. Değer biçmek. Değer vermek. Fiyat saptamak. Bildirmek.

Cleared : Kapatmak. Aşmak. Temizlemek. Boşaltmak. Seyretmek (gemi). Açmak. Gümrükten çekmek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Gidermek.

Acquaint : Bildirmek. Haber vermek. Tanışmak. Haberdar etmek. Vakıf olmak. Bilmek. Tanıtmak.

 

Gloss : Yorum. Parlaklık. Açıklayıcı yazı. Açıklamak. Dipnot düşmek. Parıltılı yapmak. Yaldız yapmak. Örtbas etmek. Perdah.

Apprised : Bildirmek. Haber vermek. Söylemek. Haberdar etmek.

Explain : İzah etmek. Açıklamak. İzahatta bulunmak. İzahat vermek. Anlatmak. Açıklamada bulunmak. Hesap vermek. Aydınlatmak.

Order : Durum. Tabaka. Sipariş vermek. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Emir. Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Yargı.

Glossed : Cilalanmış. Örtbas etmek. Cilalamak. Parlatılmış. Yorumlamak. Dipnot düşmek. Parlatmak.

Say the word : Sen söyle yeter. Onaylamak. Emretmek. Sadece söyle. İzin vermek. Söylemen yeter. Bırakmak.

Give directions synonyms : instructed, apprising, give order, instruct, command, instructing, commands, charge, glossing, show forth, acquaints, clear up, apprized, yell an order, apprise, clearing up, apprizes, commanded, acquainting, apprises, glosses, explained, break news, clears, make a statement, give a command, instructs.