Directions türkçesi Directions nedir

Directions ile ilgili cümleler

English: Let me write down the directions for you.
Turkish: Senin için talimatları yazdım.

English: Ali gave me directions to the theater.
Turkish: Ali bana tiyatroya nasıl gideceğimi söyledi.

English: Could you write me directions to the restaurant?
Turkish: Bana restoranı yazılı olarak tarif eder misin?

English: Once the Sun is totally eclipsed, the Sun's corona can be seen shining in all directions around the Moon. This is a spectacular sight because the only time the Sun's corona can be seen is during a total solar eclipse.
Turkish: Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.

English: Ali asked for directions to the nearest hospital.
Turkish: Ali en yakın hastaneye yönlendirmeler istedi.

Directions ingilizcede ne demek, Directions nerede nasıl kullanılır?

Directions for use : Kullanım kılavuzu. Kullanım talimatları.

Stage directions for actors : Oyun düzeni notları. Oyun düzeni defterinin en önemli kesimi olan ve metnin karşısına yazılan notlarda, yönetmenin oyun için saptadığı yoruma göre, iç ve dış eylemler, hareket çizelgeleri, teknik etmenler üzerine bilgiler yer alır.

 

Stage directions for scenery : Sahne düzeni yönergesi. Bir oyunun sahne üzerinde hazırlanması sırasında, dekor, ışıklama, etmenler gibi uygulayıma ilişkin işleri yoruma uygun bir biçimde düzenleyen yönerge.

Ask for directions : Adres sormak.

Changing directions : Dönmüş. Başka bir yöne doğru giden. Rotasını değiştirmiş. Dönük.

Indirections : Dolaylı yol. Doğru olmayan davranış. Dolaylı söz. Hilekarlık. Üçkağıtçılık.

Sailing directions : Sefer yönü.

In many directions : Pek çok yönden. Bir çok bakımdan.

Give directions : Açıklama yapmak. Emir vermek. Yol tarif etmek. Bilgi vermek.

Principal directions : Başat yönler. Esas yöneltiler.

İngilizce Directions Türkçe anlamı, Directions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Directions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facet : Elmas yontmak. Kesim. Böcek gözünün petek benzeri saydam kat bölgesi. Tıraş edilmiş elmas yüzü. Traş edilmiş elmas ya da diğer değerli taşların yüzü. Özellik. Görünüş. Faseta. Façeta. Elmasın yontulmuş yüzü.

 

East : Doğudaki bölüm. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Şark. Doğudaki. Doğuya doğru. Doğu. Doğuya doğru olan. 21 mart ve 23 eylülde güneş'in gözeriminde doğduğu yan. Nevada eyaletinde şehir. Doğuya.

Dom : Kubbe. Kontrol. Domi. Hakimiyet. Balkanlar ve ortadoğu'da yaşayan bir etnik grup. Egemenlik. Katedral. Buhar haznesi. Dominion (egemenlik).

Transferral : Transfer. Nakletme. Kaynak. Gönderi. Dönüşüm. Sevkiyat.

Southwest : Güneybatıdan gelen. Güneybatıya doğru. Güneybatıdan. Güneybatı. Güneybatıya. Lodos.

Statements : Bilanço. Söz. Bildirme. Demeç. Rapor. İfade. Beyan.

Package insert : Prospektüs.

Qibla : Namazda yönelinen yön. Kıble.

Command : Hakim olmak. Hak etmek. Komut. Hüküm sürmek. Hakimiyet. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Hükmetmek. Telkin etmek. Buyruk. Kumanda etmek.

Admin : İdare. Yönetici.

Directions synonyms : north south direction, compass north, spatial relation, east west direction, compass point, governing, account, remote control, administrative city, bearing, position, governments, west, route, attendance, guiding, integrity, regime, scroll, frontage, directorship, behest, def, in terms of, northeast, commissions, directorate, south, declaration, incoming, commentary, tariffs, government.

Directions zıt anlamlı kelimeler, Directions kelime anlamı

Windward : Rüzgarın estiği yöne doğru giden. Rüzgarın estiği taraf. Rüzgarın estiği yön. Rüzgar üzerindeki. Rüzgara doğru. Rüzgar yönünde. Rüzgar tarafındaki. Rüzgarın estiği (taraf). Rüzgar yönüne. Rüzgar üstü.

Outgoing : Ayrılan. Çıkış. Canayakın. Açık yürekli. Kalkan. Çıkan. Gidiş. Akıp giden. Dışa dönük. Sempatik.

Leeward : Rüzgar altına. Rüzgarın yönünde. Rüzgaraltı tarafına doğru. Rüzgar altı. Rüzgaraltı yönü. Rüzgaraltına ait. Boca yönüne. Rüzgaraltına doğru. Rüzgaraltı.

Directions antonyms : incoming, enfranchisement.