Okutmak nedir, Okutmak ne demek
- Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak.
- Okuma işini yaptırmak

- Satarak elinden çıkarmak.
- Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek.
"Okutmak" ile ilgili cümleler
- "Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum." - N. Meriç
- "Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz." - F. R. Atay
- "Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi." - S. F. Abasıyanık
- "Lisede İngilizce okutuyor."
Yerel Türkçe anlamı:
Birinin başkasına kötü niyet beslediğini haber vermek.
Surat asmak.
Diğer sözlük anlamları:
Çağırtmak.
Okutmak tanımı, anlamı:
Okutma : Okutmak işi.
Babasına rahmet okutmak : Biri, kötü bir kimseden daha kötü çıkmak.
Rahmet okutmak : Biri, kötü bir kimseden daha kötü çıkmak.
Okuma : Okumak işi, kıraat.
Öğrenim : Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılmış olan çalışma, tahsil.
Görme : Görmek işi, rüyet.
Sağlamak : Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
Yaptırmak : Satın almak. Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek.
Ders : Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre. Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret.
Vermek : Kazandırmak, katmak. Ayırmak, harcamak. Sahip olmasını sağlamak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Yaymak. Ondan bilmek, atfetmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Tespit etmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ödemek. Doğurmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Satmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bırakmak veya bağışlamak. Dayamak.
Elinden : Yüzünden, -den dolayı.
Çıkarmak : Fotoğraf çektirmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Gidermek. Yapmak, üretmek. Sonunu getirmek. Resim yapmak. Göstermek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bulmak, ortaya koymak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Söylemek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sağlamak, elde etmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Sunmak. Hatırlamak. Boşaltmak. Yayımlamak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Yollamak, göndermek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.
Diğer dillerde Okutmak anlamı nedir?
İngilizce'de Okutmak ne demek? : v. instruct, teach, educate
Fransızca'da Okutmak : enseigner, instruire; bazarder
Almanca'da Okutmak : v. dozieren, verhökern, verscherbeln
Rusça'da Okutmak : v. учить, преподавать, выучивать, выучить, выучить

Bu kısımda Okutmak nedir? Okutmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Okutmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Okutmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.