Insure türkçesi Insure nedir

  • Sigorta olmak.
  • Sigorta ettirmek.
  • Emin olmak.
  • Sigortalama.
  • Garantiye almak.
  • Sağlama almak.
  • Sigorta etmek.
  • Sigortalamak.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Temin etmek.
  • Sigorta yapmak.
  • Sağlamak.
  • Garantilemek.
  • Sigorta yapanın olası herhangi bir zararı parayla karşılayacağına önceden güvence vermesi.

Insure ile ilgili cümleler

English: He insured himself.
Turkish: Kendini sigortalattı.

English: I'd like to insure this, please.
Turkish: Bunu sigortalamak istiyorum, lütfen.

English: I would like to insure this package.
Turkish: Bu koliyi sigorta ettirmek istiyorum.

English: He insured himself for a rainy day.
Turkish: O kötü bir gün için kendini sigortalattı.

English: Are you insured?
Turkish: Sen sigortalı mısın?

Insure ingilizcede ne demek, Insure nerede nasıl kullanılır?

Insured : Sosyal sigortalı. Aktif sigortalı. Sigorta edilmiş. Garantili. Sigorta edilen. Sigortalanmış. Sigortalı.

Insured people : Yasal güvenceliler. Toplumsal güvenceler kurumu yasasına göre güvenceli sayılan kişiler.

Insured person : Sigortalı kimse.

Insureds : Sigorta edilen. Sigortalı. Aktif sigortalı. Sosyal sigortalı. Sigorta edilmiş. Sigortalanmış.

Insurer : Sigortalayan. Sigortacı. Sigorta eden.

Insures : Sigortalamak. Sağlamak. Sigorta yapmak. Sigorta etmek. Sigorta ettirmek. Garantiye almak. Temin etmek. Emin olmak. Sağlama almak. Sigorta olmak.

 

Sum insured : Sigortalanacak menfaatin poliçede belirtilen değeri. Sigorta bedeli.

Account paper of insured people : Güvenceli sayışım belgesi. İşten ayrılan güvencelilerin ve hak sahiplerinin sakatlık, ölüm ve yaşlılık güvencelerinden bağlantı yapılması amacıyla toplumsal güvenceler kurumuna baş vurmalarında güvenceliye ilişkin bordro işverenince henüz kuruma gönderilmemiş ise en son durum gösterilmek üzere işveren tarafından düzenlenen belge.

Fully insured : Tümüyle sigorta edilen. Tümüyle sigorta edilmiş. Tümü güvence altına alınmış ekonomik değer. Tümü sigorta edilmiş. Tüm güvenceli. Tamamen sigorta edilmiş.

Insurers : Sigortacı.

İngilizce Insure Türkçe anlamı, Insure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underwrite : Altını imza etmek. İmza etmek. Finanse etmeyi üstlenmek (bir girişimi). Sigorta poliçesini imzalamak. Altına yazmak. İmzalamak.

Make certain of : Doğruluğundan emin olmak. (bir şeyi) güvence altına almak. Elde etmeyi kesinleştirmek. Kesinleştirmek.

Battening : Tirizlerle. Semirmek. Şişmanlamak. Sağlamlaştırmak. Duvara yapılan kürkleme. Tıkınmak. Kürkleme. Sırtından geçinmek.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Accommodated : Uzlaştırmak. Kalacak yer sağlamak. Uyum sağlamak. Alışmak. Yerleştirmek. Alıştırmak. Uydurmak. Bağdaştırmak.

Tick off : Sinirden kudurtmak. Sinirlerini ayağa kaldırmak. İşaretlemek. Yanına işaret koymak (listede bulunan bir maddenin). Paylamak. Fırça çekmek. Tik koymak. Azarlamak. İşaret koymak.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Certifies : Onaylamak. Doğrulamak. Belge vermek. Rapor vermek. Belgelendirmek. Vesika vermek. İlan etmek. Tasdik etmek. Tasdiklemek. Kanıtlamak.

Control : Kumada etmek. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Denetim. Hakim olmak. Kontrol altında tutmak. Kontrolü sağlamak. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. İşletmek. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Kontrol.

Insure synonyms : see to it, be advised, feel sure that, mark, a pass through certificate, a group shares, abolition of forced labour convention, certifying, certify, proof, know for certain, ability to pay approach, ability to pay principle, be sure of, fend for, ensure, cater for, accommodate, assuring, buy insurance, battened, cinch, cater, indemnify, hedge, accommodates, entrenching, underwrites, abnormal budget receipts, ascertain, doom, vouch, be certain of.

Insure zıt anlamlı kelimeler, Insure kelime anlamı

Break : Bitmek. Teneffüs. Daha iyi yapmak. Kırık. Kesmek. Ara vermek. Kontrol etmek. Ağarmak. Fırsat.

Insure ingilizce tanımı, definition of Insure

Insure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make sure or secure. As, a company insures at three per cent. To underwrite. To make insurance. As, to insure safety to any one.