Intercommunicated türkçesi Intercommunicated nedir

  • İlişkili olmak.
  • Ulaşım.
  • Birinden diğerine hareket etmeye olanak sağlayan bir şekilde bağlı (odalarda olduğu gibi).
  • Ortak olarak iletişimli.
  • Haberleşmek.
  • Karşılıklı iletişimli.
  • Birbiriyle haberleşmek.

Intercommunicated ingilizcede ne demek, Intercommunicated nerede nasıl kullanılır?

Intercommunicate : Birbiriyle haberleşmek.

Intercommunicates : Haberleşmek. Birbiriyle haberleşmek. Ulaşım. İlişkili olmak.

Intercommunicating : İlişkili olmak. Haberleşmek.

Intercommunication : Temas ve haberleşme. İletişim. Haberleşme. Dahil haberleşme. Birbiriyle haberleşme. İç haberleşme.

Intercommunications : İç haberleşme. Birbiriyle haberleşme. Haberleşme. İletişim. Temas ve haberleşme.

Aircraft intercommunication system : Uçak dahili konuşma sistemi.

İngilizce Intercommunicated Türkçe anlamı, Intercommunicated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intercommunicated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pay : Para vermek. Kar getirmek. Cezasını çekmek. Toslamak. Ödemek. Karşılığını vermek. Değmek. Ücret. Yarar sağlamak. Etmek.

Get : Satın almak. Sızmak. Açığını bulmak. Yalanını çıkarmak. Hazırlamak. Elde etmek. Erişmek. Vurmak. Getirmek. Canına okumak.

Be connected with : Bağlantılı olmak. -den gelmek.

 

Corresponded : Karşılığı olmak. Benzemek. Yazışmak. Mektuplaşmak. Yaramak. Uymak.

Communications : Muhabere. İrtibat. İletişimler. İletişim. İleti gönderme. Tebligat. Ulaştırma. İletişim aracı. Haberleşme.

Carry : Çakmak. Götürmek. Elde. Elde etmek. Başarmak. Yardım etmek. Taşımak. Erişmek. Taşıyıcılık yapmak. Satışa sunmak.

Motion : Önerge. İşleme. Nesnenin, tüm ya da kimi noktalarının zamana bağlı olarak yer değiştirmesi olayı. Devinim. El ile işaret etmek. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Hareket. Yer değiştirme. Güdü. Çalışma.

Grimace : Oyuncunun, anlatımı vurgulamak için oyun sırasında yanlış olarak başvurduğu yüz kımıltılarının tümü. Yüzünü çarpıtmak. Yüz ekşitme. Yüz buruşturmak. Yüzünü buruşturma. Suratını ekşitme. Suratını buruşturmak. Suratını ekşitmek. Yüzünü ekşitmek. Yüz çarpıtma.

Riddle : Bilmecenin cevabını söylemek. Kalbura çevirmek. Kalbur. Kalburdan geçirmek. Sırrını çözmek. Muamma. Delik deşik etmek. Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece. Elemek. Bilmece.

 

Intercommunicated synonyms : finger spell, radio, fingerspell, telepathize, telepathise, intercommunicate, aphorise, utter, intercommunicating, semaphore, gesture, bring down, give, telecommunicate, signalise, convection, share, ask, inquire, impose, interact, issue, come across, blog, speaks, enquire, correlates, greet, verbalise, interlink, jest, complect, talk.