Interest rebate fund türkçesi Interest rebate fund nedir

  • Faiz farkı iade fonu.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kanunlarda ve yıllık programlarda kredi yoluyla teşviki öngörülen projelere düşük faizli kredi verilmesini sağlamak amacıyla, kaynağı bankaların kredilerine tahakkuk ettirdikleri faizlerden kredi türüne göre farklı oranlarda yaptıkları kesintilerden oluşan, tcmb nezdinde 1978 yılında kurulan ve 1984 yılında kaldırılan fon.

Interest rebate fund ingilizcede ne demek, Interest rebate fund nerede nasıl kullanılır?

Interest : Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. İlgilendirmek. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Çıkar. Menfaat. İlgisini çekmek. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Ortak olmak. Dikkatini çekmek. Alaka.

Rebate : Para iadesi. İkram. Geri ödenen kısım. İndirim yapmak. Yapılan ödemeden ya da masraftan indirim yapma. İndirim. İade. Fiyatta yapılan değer düşürümü.

Fund : Para. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Para sağlamak (bir iş veya kimse için). Yedek anamal. Kaynak. Birikim. Yatırmak. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Para sağlamak. Ödenek.

 

Interest rebate : Bankadan kredi alarak yatırım yapan girişimciye, ödediği orta veya uzun vadeli yatırım kredisi faizinin bir bölümünün devletçe iade edilmesi. Faiz farkı iadesi.

İngilizce Interest rebate fund Türkçe anlamı, Interest rebate fund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interest rebate fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Interest rebate fund synonyms : a type mutual funds, a shift in demand, a change in supply, a pass through certificate, ability to pay principle, a change in individual demand.