Interfaces türkçesi Interfaces nedir

Interfaces ingilizcede ne demek, Interfaces nerede nasıl kullanılır?

Alternative interfaces : Alternatif arabirimler.

Interface adapter : Arayüz uyarlayıcısı. Arabağ uyarlayıcısı.

Interface card slot : Arayüz kart yuvası.

Interface credential : Arayüz tanıtımı.

Interface dermatitis : Ara yüzey deri yangısı. İnterfeys dermatitis. Epidermisin bazal hücrelerinin hidropik dejenerasyonu veya lenfoplazmasitik hücre infiltrasyonu veya her ikisinin birden dermis epidermis sınırını fark edilemez hale getirmesiyle belirgin derideki yangılı patolojik değişim, interfeys dermatitis.

Interface testing : Arayüz testi.

Interface test : Arayüz testi.

Data over cable systems interface specification : Kablolu sistemler üzerinde veri arayüzü özelliği. Kablolu televizyon üzerinden yapılan veri iletişimi bağlantılı donanımların ve modemlerin standartlarını listeleyen özellik (bilgisayar). Docsıs.

Network interface printer : Ağ arayüzü yazıcısı.

Demand dial interface wizard : Çevirme arayüzü birimi istek sihirbazı. İstemli çevirme arayüzü sihirbazı.

İngilizce Interfaces Türkçe anlamı, Interfaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interfaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Plash : Gürüldemek (su). Su sıçratmak. Çamurlu gölcük. Su birikintisi. Şapırtı. Şırıldamak. Foşurdamak. Çağıltı. Şırıltı. Sıçratmak (suyu).

Twine : Bulaştırmak (işe). Sicim. Sarılmak. Sarmak. Dolanmak. Örmek (çelenk). Çevirmek. Bükmek. Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik. Dolamak.

Entwine : Örmek. Etrafını sarmak. Sarmak. Dolaştırmak. Tırmanmak. Kıvırmak. Birbirine geçirmek. Bükmek.

Ravel : Dolaştırmak. Sökmek. Açmak. Karışıklık. Dolaşıklık. Sökülmek. Çözülmek. Karıştırmak. Tel tel ayırmak. Çözmek.

Enlace : Dolaştırmak. Birbirine geçirmek. Dolamak. Sıkıca sarmak. Sarmak.

Interface : Arabirim. Arabağlamak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Arayüzlemek. Ortak yüzey. İki evre arasındaki değme sınırını oluşturan ve her iki evrenin özelliklerinden ayrı özellikler gösteren bölge. Sıvı, gaz gibi iki özdek evresini birbirinden ayıran yüzey. Ayırma yüzeyi. Ara yüz. Arayüz.

Interfaced : Arayüz. Arabağlamak. Ara yüz. Ortak yüzey. Arabağ. Arayüzlemek. Arabirim.

Tangle : Tartışmak. Karışmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Arap saçına dönmek. Dolaşmak. Dolaşık şey. Arapsaçına dönmek. Dolanmak. Karıştırmak. Düğüm.

Surface : Yüzeye çıkmak. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram. Meydana çıkmak. Yüzey. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Dış görünüş. Kanat (uçak). Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Cilalamak.

 

Wattle : Bir tür akasya. Hakiki akasya. Bazı kuşlarda gerdandaki kırmızı uzantı. Sakal. Çubuk. Çubuklarla örmek. Dal. Çit. Saz. Sepet örgüsü yapmak.

Interfaces synonyms : pleach, oil water interface, distort, wreathe, twist, splice, wind, periodus intermitoticus, intertwine, interphase, lace, knot.

Interfaces zıt anlamlı kelimeler, Interfaces kelime anlamı

Untwist : Açmak. Çözmek. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Bükümünü açmak. İplerini çözmek. İplerini ayırmak. Halletmek. Açılmak.

Unravel : Çözmek. Zor bir şeyi çözmek. Sökülmek (örgü). Ortaya çıkarmak. Açmak. Sökülmek. Çözülmek. Sökmek. Çözülmek (zor bir şey). Sökmek (örgü).

Unknot : Bir düğümü açmak. Bir düğümü çözmek. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek.

Interfaces antonyms : untwine, nonreticulate.