Intermitted türkçesi Intermitted nedir

  • Tatile girmek.
  • Bir zaman için stop etmek veya durdurmak.
  • Ara vermek.
  • Bir süre kesilmek.
  • Durmak.
  • Kesilmek.
  • Durdurmak.
  • Tatil olmak.

Intermitted ingilizcede ne demek, Intermitted nerede nasıl kullanılır?

Intermittence : Periyodik durma ve başlama. Aralıklı olma durumu veya niteliği. Aralıklarla meydana gelme. Geçici olarak ara vermek.

Intermittencies : Aralıklarla meydana gelme durumu. Belirli aralıklarla duraklama durumu. Aralıklılık. Aralıklı olma durumu.

Intermittency : Aralıklarla meydana gelme durumu. Aralıklı olma durumu. Belirli aralıklarla duraklama durumu. Aralıklılık.

Intermittent : Gayrimuntazam. Aralıklı. İntermitan. Durup yine işleyen. Düzensiz aralıklı. Fasılalı. İntizamsız. Kesik kesik. Süreksiz.

Intermittent claudication : Arasıra olan topallama. İntermittan klodikasyon. Klodikasyon intermitant.

Intermittent parasite : Geçici parazit. İntermittent parazit.

Intermittent firing : Kazanda ateşin kesik kesik yanması. bu durum özellikle otomatik yükleyiciler ve yağ yakıcılar kullanıldığı zamanda oluşur. Kesikli yanma.

Intermittent contact printer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aralı basım aygıtının değmeli çeşidi. Ara değmeli basım aygıtı.

Intermittent fever : Belirli aralıklarla meydana gelen ateş. Sıtma. Ara sıra olan yüksek ateş. Belirli aralıklarla gelen ateş.

 

Intermittent duty : Aralıklı çalışma. Kesintili çalışma. Aralıklı hizmet.

İngilizce Intermitted Türkçe anlamı, Intermitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intermitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interrupt : Kesilme. Araya girmek. Sekteye uğratmak. Kesme. Sekte vurmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Yarıda bırakmak. Kesmek. Yarıda kesmek.

Baulking : Duraksamak. Ayak diremek. Engel. Ket. Engellemek. İnat etmek. Sürülmemiş tarla. Kaçınmak. İnatla yürümemek.

Sporadic : Seyrek. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Dağınık. Ara sıra görülen. Sporadik.

Discontinues : Devam etmemek. Son vermek. Arkası kesilmek. Vazgeçmek. Bitmek. Kesmek. Sona ermek. Bırakmak.

Been : Tutmak (para). Var olmak. Mal olmak. Anlamına gelmek. Bulunmak. Olmak. Be.

Be cut : Kesintiye uğramak.

Abidden : Beklemek. Sadık kalmak. Baki kalmak. Dayanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Çekmek. Katlanmak. İkamet etmek. Uymak.

Recessed : Girintili. Gömme. Yer açmak. Oymak. Gömük. Boşluğa yerleştirmek. Paydos etmek. Girinti yapmak.

Call a halt : Son vermek. Bitirmesini emretmek. Yarıda kesmek. Kesmek.

Intermitted synonyms : intermitting, become, baulks, curdles, recess, break, block, discontinuing, ceases, cease, come to a halt, bring short, abolish, aborting, curdle, breaks, adjourns, arrest, be, come to a stop, clot, interrupts, abided, blow the whistle on, abides, cut out, clots, be interrupted, became, curdled, adjourn, come to rest, abide.

Intermitted zıt anlamlı kelimeler, Intermitted kelime anlamı

Continual : Devamlı. Aralıksız. Sıkça. Süregelen. Ardı arkası gelmeyen. Mütemadi. Sık. Sürekli. Ardı arkası kesilmeyen. Durmadan.