Internal motivation türkçesi Internal motivation nedir

  • İçsel güdülenim.
  • Canlı varlıklarda, fizyolojik itki ve amaçların oluşturduğu güdülenim.
  • İçsel motivasyon.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Internal motivation ingilizcede ne demek, Internal motivation nerede nasıl kullanılır?

Internal : Yaradılış. İç ses. İçilir. Stajyer. İnternal. Bir kelimenin ön ve son sesleri dışında kalan ve o kelimenin içinde bulunan ses veya sesler: kol (k-o-l), yorul mak (y-orulma-k) çalışma (ç-alışm-a), kalem (k-ale-m), güzelleşmek (g-üzelleşme-k) örneklerinde görüldüğü gibi. İçe değgin. İçsel. Bilgisayar, biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. İçten.

Motivation : Dürtü. Güdülenme. Teşvik. Özendirme. Şevk. Güdü. Güdüleme. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Motivasyon. Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba.

Internal affairs : İç ilişkiler. İç işler. İç işleri. İç politika. İçişleri. Dahiliye.

Internal antenna : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İçeri dalgalığı. Almacın bulunduğu yapının içinde ya da doğrudan doğruya almacın yakınında yer alan dalgalık çeşidi.

 

Internal application error : İç uygulama hatası.

Internal aspect : İçsel yan. Herhangi bir olgu ya da sürecin dışsal yanı aracılığı ile bilinebilen, ancak bu dışsal yanı da yasalılık özelliği ile kendisi belirleyen özü.

İngilizce Internal motivation Türkçe anlamı, Internal motivation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internal motivation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Abulia : İstem yitimi. İrade yitimi. Kayıtsızlık. İrade kaybı. İstenç yitimi. Abuli. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya.

 

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Internal motivation synonyms : academy of economic and commercial sciences, a priori knowledge, academic year, achromatopsia, accustoming, academy.