Intersected türkçesi Intersected nedir

Intersected ingilizcede ne demek, Intersected nerede nasıl kullanılır?

Intersect : Bölmek. Kesiştirmek. Kesmek. Çapraşmak. Kesişmek. Katetmek. İkiye bölmek. Birbiri üzerinden geçmek.

Intersecting : Ötesine geçen. Aşan veya içinden geçen. Belli bir noktada birleşen. İkiye ayıran. Yakınsayan. Kesişme. Kesişen.

Intersection : Kesit. Kesme. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Yol kavşağı. Kesişim. İki eğrinin kesişme noktası. Dörtyol ağzı. Arakesit. Çeşitli biçim ya da görüşlerin ortak bir noktada buluşması durumu.

Intersection of events : Olasılık kuramında bileşik bir olayı oluşturan, "ve" bağlacıyla ilişkiye geçirilmiş bağımlı ya da bağımsız olaylar arasında söz konusu olan ilişki, bk. ayrık ilişki. Bağlaşık ilişki.

Intersection of sets : Kümelerin kesişimi.

Intersections : Kesişme. Kesişim. Kavşak.

Intersection with underscript limit : Altyazı sınırlı kesişim.

Intersection with subscript and superscript limits : Altindis ve üstindis sınırlı kesişim.

Intersects : Kesmek. Çapraşmak. Kesiştirmek. Katetmek. İkiye bölmek. Bölmek. Kesişmek. Birbiri üzerinden geçmek.

 

Intersection of social circles : Çevre kesişmesi. Bir toplumda bireylerin aynı zamanda birden çok toplumsal kümenin üyesi olmaları ve işbirliği yapmaları olgusu.

İngilizce Intersected Türkçe anlamı, Intersected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intersected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peregrinate : Seyahat etmek. Dolaşmak. Yolculuk etmek. Aşmak. Gezmek.

Assuage : Hafifletmek. Bastırmak. Yatıştırmak. Azaltmak. Tatmin etmek. Dindirmek.

Clock up : (kazanılan sayıyı) kaydetmek. Kadranda göstermek. Kaydetmek. Yazmak. Bir başarı daha eklemek.

Assuages : Dindirmek. Hafifletmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Bastırmak. Tatmin etmek.

Halve : Yarıya bölmek. Yarım. Yarıya indirmek.

Abridges : Kısaltmak. Kısmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Mahrum etmek. Tenkis etmek. Özetlemek. Azaltmak.

Cuts : Budamak. Yol açmak. İncitmek. Görmemezlikten gelmek. Kırpıntı (film). Oymak. Dişi çıkmak. Yontmak. Makasla kesmek. İndirmek.

Belt up : Emniyet kemerini takmak. Kes sesini. Sus. Çenesini kapatmak.

Intersected synonyms : divide into two, intersect, abandons, intercept, run into, run across, come across, break down, encounter, barged, coincide, intersects, curious, concur, barge into, amputating, wend, concurred, cleave, traverses, coincided, disaffiliate, dividing in two, see, cross, wended, blow the whistle on, cleaving, concurs, coincides, dismember, dismembering, halved.

Intersected zıt anlamlı kelimeler, Intersected kelime anlamı

Uninterested : Meraksız. Lakayıt. İlgisiz. Aldırışsız. Alakasız. İlgi duymayan. İlgilenmeyen.

Uninvolved : Dahil olmayan. Taraf olmamış. Bir parçası olmayan. Dahil olmamış.