Intrans türkçesi Intrans nedir

  • [#geçişsiz Geçişsiz fiil].
  • Dolaysız nesnesi olmayan fiil ile ilgili (gramer).

Intrans ile ilgili cümleler

English: A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Turkish: Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.

Intrans ingilizcede ne demek, Intrans nerede nasıl kullanılır?

Intransgressible : Suç oluşturmayan.

Intransigence : İnatçılık. Uyuşmazlık. Uzlaşmazlık.

Intransigent : Uzlaşması olanaksız. Sabit fikirli. İnatçı. İnat. Uzlaşmaz. Değişmez.

Intransigently : Uzlaşmaz bir biçimde. Boyun eğmez bir şekilde. İnatçı bir şekilde. Uzlaşmaz bir şekilde. Sert bir şekilde.

Intransigents : İnatçı. Uzlaşması olanaksız. Uzlaşmaz.

Intransitives : Geçişsiz (eylem). Geçişsiz. Geçişsiz fiil. Nesnesiz fiil. Nesnesiz.

Intransmissible : Devredilemeyen. Devri mümkün olmayan.

Intransmutable : Dünüşemez.

Intransitively : (gramer) dolaysız nesne olmadan (fiil hakkında). Geçişsiz olarak.

Intraneuronal blocking drug : Omurilikte ara nöronları etkileyerek çok-sinapslı reflekslerde uyarının geçişini engelleyen; merkezi etkileriyle kasların gevşemesine yol açan ilaçlardan benzodiazepinler, baklofen ve dantrolen dışındaki ilaçlara verilen ad. Nöron içi engelleyici ilaç.

İngilizce Intrans Türkçe anlamı, Intrans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intrans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Good : İyi. Sağlamlaştırmak. Sağlam. Çok. Menfaat. Sağlığa yararlı. Doğruluk. Hayırlı. Güzel. Yarar.

Intransitive verb : Geçisisz fiil. Hiçbir zaman dolaysız nesne ile birlikte olmayan fiil (gelmek, oturmak, yürümek, vs.). Geçişsiz eylem. Gösterdiği oluş ve kılış yapana yönelen, yani özneyi etkileyen ve nesne istemeyen fiil: gel-, uyu-, yat-, kal- gibi. mümtaz nuranı her eve bırakışında bunu sonuncu zannederek korkardı (a. h. tanpınar, huzur, s. 189). yağmur altında nereye gittiğinin farkında olmadan yürüyordu (a. h. tanpınar, huzur s. 20). herşey bu baş döndürücü dönüşte küçülüyor, ufalıyor, renk ve mahiyetini diğiştiriyor, garip bir pelte, suad’ın sefil ve bulaşık şahsiyetinin iğrenç hamuru haline geliyor… (a. h. tanpınar, göst. e., s. 205). tutuşan yüreklerinden kopan ateş damlalarıyla ağladılar (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar, s. 45). gün batıyor; sevgili, korkun gönlümde doğuyor (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar: yakarış, s. 149). bak… sızan göz yaşları ne ağlıyor?… sızlayan yürekler ne inliyor? (a. h. müftüoğlu, göst. e., s. 151). o güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 97). vb. karşıtı geçişli fiil’dir.

Contestant : Rakip. Aday. Ödüle itiraz eden kimse. Karara itiraz eden. Yarışmacı. Karara itiraz eden kimse.

Intransitive : Geçişsiz (eylem). Nesnesiz. Nesnesiz fiil. Geçişsiz.

Commodity : Alıp satılan şey. Emtea. Meta. Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Madde. Mal. Yararlı şey. Emtia. Eşya.

 

Intransitives : Geçişsiz. Nesnesiz fiil. Nesnesiz. Geçişsiz (eylem).

Intrans synonyms : trade good.

Intrans zıt anlamlı kelimeler, Intrans kelime anlamı

Straight line : Düz doğru. Düz çizgili. Doğru hat. Düz çizgi. Doğru.

Exon : Ökaryot genlerinde dna'nın kotlanan dizisi. önce rna'ya daha sonra da polipeptide tercüme edilecek olan ve birbirinden kotlama yapmayan intron parçaları ile ayrılan dizi. Ekzon. Ekson. Öncü rna transkripti üzerinde bulunan, mrna’da aktarılan ve proteine açıklatılan nükleotit dizilimleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.