Geçişsiz nedir, Geçişsiz ne demek

Geçişsiz; bir dil bilgisi terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi

Gramer anlamı:

[Bakınız: geçişsiz fiil]

Bilimsel terim anlamı:

Azerbaycan Türkçesi: täsirsiz; Türkmen Türkçesi: geçirmeyään; Gagauz Türkçesi: geçmäz (işlik); Özbek Türkçesi: otimsiz; Uygur Türkçesi: ötümsiz; Tatar Türkçesi: küçemsez; Başkurt Türkçesi: küzemhez; Kmk: kalım;Krç.-Malk.: köçmevvçü; Nogay Türkçesi: köşpesîz; Kazak Türkçesi: salt; Kırgız Türkçesi: ötpös; Alt::köçpös; Hakas Türkçesi: közîrîlbinçetkeň ~ közîrîs çoh; Tuva Türkçesi: şilçilge çok; Şor Türkçesi: *keşpes; Rusça: neperehodnıy

İngilizce'de Geçişsiz ne demek? Geçişsiz ingilizcesi nedir?:

intranansitive

Geçişsiz anlamı, kısaca tanımı:

Geçiş : Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Geçme işi. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.

 

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Lazım : Gerek, gerekli. Geçişsiz, müteaddi karşıtı.

Gülmek : İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.

Ağlamak : Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak. Bir duruma üzülmek. Sızlanmak, yakınmak.

Düşmek : Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Vakti gelmeden ölü doğmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Bulunmak. Uğramak, kapılmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Vurmak, değmek, rastlamak. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Fırsat çıkmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Yağmak. Bayağılaşmak. Belirli zamana rastlamak. Hızı, gücü, değeri azalmak. İşbaşından uzaklaşmak. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Düşkünleşmek. Eksilmek. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Alışmak, müptela olmak. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Yakışık almak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yakışmak, uygun gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Kötü yola girmek.

 

Küsmek : Darılmak. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek. Görevini yerine getirememek.

Geçişsiz bağıntı : ß bağıntısının K kümesinde geçişsiz olması, K nın x, y, z öğeleri için ile ß nın öğesi olduğunda nin ß'nin öğesi olmamasıdır. || (…)

Geçişsiz eylem : (Der, geçişsiz fiil, öznel fiil, nesnesiz fiil) Nesne ile kullanılamayan eylem: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak vb.

Geçişsiz fiil : [Bakınız: Fiil] Gösterdiği oluş ve kılış yapana yönelen, yani özneyi etkileyen ve nesne istemeyen fiil: gel-, uyu-, yat-, kal- gibi. Mümtaz Nuranı her eve bırakışında bunu sonuncu zannederek korkardı (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 189). Yağmur altında nereye gittiğinin farkında olmadan yürüyordu (A. H. Tanpınar, Huzur s. 20). Herşey bu baş döndürücü dönüşte küçülüyor, ufalıyor, renk ve mahiyetini diğiştiriyor, garip bir pelte, Suad’ın sefil ve bulaşık şahsiyetinin iğrenç hamuru hâline geliyor… (A. H. Tanpınar, göst. e., s. 205). Tutuşan yüreklerinden kopan ateş damlalarıyla ağladılar (A. H. Müftüoğlu, Çağlayanlar, s. 45). Gün batıyor; sevgili, korkun gönlümde doğuyor (A. H. Müftüoğlu, Çağlayanlar: Yakarış, s. 149). Bak… sızan göz yaşları ne ağlıyor?… Sızlayan yürekler ne inliyor? (A. H. Müftüoğlu, göst. e., s. 151). O güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar (S. F. Abasıyanık, Bütün Eserleri, s. 97). vb. Karşıtı geçişli fiil’dir. Azerbaycan Türkçesi: täsirsiz fe'l; Türkmen Türkçesi: geçirmeyään iişlik; Gagauz Türkçesi: geçmäzişlik; Özbek Türkçesi: otimsiz fe'l; Uygur Türkçesi: ötümsiz peil; Tatar Türkçesi: küçemsez fiğıl'; Başkurt Türkçesi: küsemhez qılım; Kmk: kalım işlik; Krç.-Malk.: köçrnewçü etim; Nogay Türkçesi: köşpesîz glagol; Kazak Türkçesi: salt etistik; Kırgız Türkçesi: ötpös etiş; Alt:: köçpös glagol;Hakas Türkçesi: közîrîlbinçetkeň glagol ~ közîrîs çoh glagol; Tuva Türkçesi: şilçilge çok kılıg sözü; Şor Türkçesi: keşpes glagol; Rusça: neperehodnıy glagol

Geçişsizlik : Geçişsiz olma durumu.

Diğer dillerde Geçişsiz anlamı nedir?

İngilizce'de Geçişsiz ne demek? : adj. intransitive, neuter

Fransızca'da Geçişsiz : intransitif/ive

Almanca'da Geçişsiz : adj. intransitiv, übergangslos

Rusça'da Geçişsiz : adj. непереходный