Intrusted türkçesi Intrusted nedir

  • Vermek.
  • Emanet olarak vermek.
  • Güvenmek.
  • Korunması için verilmiş.
  • Tevdi edilmiş.
  • Sorumluluk ile emanet edilmiş.
  • Yediemine tevdi etmek.
  • Tevdi etmek.

Intrusted ingilizcede ne demek, Intrusted nerede nasıl kullanılır?

Intrust : Vermek. Tevdi etmek. Saklanması için vermek. Yediemine tevdi etmek. Güvenmek. Emanet olarak vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust).

Intrusting : Emanet olarak vermek. Güvenmek. Tevdi etmek. Yediemine tevdi etmek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Vermek. Saklanması için vermek.

Intrusts : Saklanması için vermek. Güvenmek. Tevdi etmek. Yediemine tevdi etmek. Emanet olarak vermek. Vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust).

Intrusion : Tecavüz. İzinsiz girme. İhlal. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul. Zorla girme. İntrüzyon. Sokulma. İzinsiz ve davetsiz girme. Davetsiz gelme.

Intrusion tone : Araya girme sinyali. Araya girme sinyali telefon.

Intruded : Zorla sokmak. Davetsiz gelmek. Tecavüz etmek. İzinsiz girmek. Zorla sokulmak.

Intrusive : İzinsiz ve davetsiz giren. Kullanışsız. İzinsiz giren. Sırnaşık. Zorla içeri giren. Davetsiz. Araya giren. Zorla giren. Elverişsiz. Mütecaviz.

Intrusive sheet : Düzenli bir katman gibi, tortul kayaç tabakaları arasına sokulmuş kor kayaç yatağı. Damar katman.

 

Intrusions : Fuzuli işgal. İntrüzyon. İzinsiz ve davetsiz girme. İhlal. Zorla içeri girme. Davetsiz gelme. Fuzuli işgal etme. Tecavüz. Zorla girme. İzinsiz girme.

Intruder : (başkasının mülküne) izinsiz giren. Zorla giren kimse. Başkasının mülküne tecavüz eden. Davetsiz misafir. Mütecaviz. İzinsiz giren. Zorla giren şey. Başkasının arsasına tecavüz eden. Fuzuli şagil. Davetsiz gelen misafir.

İngilizce Intrusted Türkçe anlamı, Intrusted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intrusted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assigns : Atamak. Göreve seçmek. Devretmek. Bağlamak. Feragat edilen. Saptamak. Devredilen. Belirlemek. Tahsis etmek.

Intrusting : Saklanması için vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust).

Bank on : Bel bağlamak. Ümit etmek. Beklemek. -e bel bağlamak. Ummak.

Believes : İnanmak. İnancı olmak.

Situate : Konumlanmak. Yerini belirlemek. Yerleştirmek.

Administer : Tedvir etmek. Ettirmek. Verdirmek. Yönetmek. Müdürlük etmek. Tatbik etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). İdare etmek. Sağlamak. Hizmet etmek.

Calculate on : Bir şey üzerinde düşünmek. Bel bağlamak.

Attribute : İzafe etmek. Atfetmek. İnanmak. Sembol. Hamletmek. İsnat etmek. Atıf yapmak. Dayandırmak. Atıfta bulunmak. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem.

Believed : İnanılan. İnanmak. İnancı olmak.

Situates : Yerleştirmek. Konumlanmak. Yerini belirlemek.

Intrusted synonyms : entrusted, believeth, accord, assign, ascribe, bailed, consign, allow, afforded, accredit, deposited, accords, allowing, commend, ascribes, builds, affords, calculates, endued, base oneself on, curious, intrust, consigns, build, administers, hand over, bargain on, accorded, believe, sequestrate, calculate, affording, concerned.

 

Intrusted zıt anlamlı kelimeler, Intrusted kelime anlamı

Uninterested : Lakayıt. Alakasız. İlgilenmeyen. İlgi duymayan. İlgisiz. Aldırışsız. Meraksız.

Uninvolved : Dahil olmamış. Taraf olmamış. Dahil olmayan. Bir parçası olmayan.