Intrusions türkçesi Intrusions nedir

  • İzinsiz ve davetsiz girme.
  • Davetsiz gelme.
  • İzinsiz girme.
  • Zorla içeri girme.
  • Fuzuli işgal etme.
  • İhlal.
  • Fuzuli işgal.
  • İntrüzyon.
  • Tecavüz.
  • Zorla girme.

Intrusions ingilizcede ne demek, Intrusions nerede nasıl kullanılır?

Intrusion tone : Araya girme sinyali. Araya girme sinyali telefon.

Intrusion : Zorla içeri girme. İzinsiz girme. Fuzuli işgal. Davetsiz gelme. Sokulma. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul. Zorla girme. İhlal. Tecavüz.

Intrusive : İzinsiz giren. Mütecaviz. Zorla içeri giren. Zorla giren. Elverişsiz. Araya giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Sırnaşık. Davetsiz. Kullanışsız.

Intrusive rocks : Sokulum kayaçları. İntrüsif kayaçlar. Sokulma kayaçları. Yerkabuğu içine içitimle sokulmuş olan magmanın katılaşmasından oluşan kayaçlar.

Intrusive sheet : Düzenli bir katman gibi, tortul kayaç tabakaları arasına sokulmuş kor kayaç yatağı. Damar katman.

Intrusively : Sırnaşık bir şekilde. Elverişsiz bir halde. Davetsizce. İzinsiz girerek. Zorla girerek. Karışarak. İstilacı bir şekilde. Kullanışsız bir biçimde.

Intrusted : Yediemine tevdi etmek. Vermek. Sorumluluk ile emanet edilmiş. Tevdi edilmiş. Tevdi etmek. Korunması için verilmiş. Emanet olarak vermek. Güvenmek.

Intrust : Tevdi etmek. Yediemine tevdi etmek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Vermek. Saklanması için vermek. Emanet olarak vermek. Güvenmek.

 

Intrusting : Saklanması için vermek. Güvenmek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Tevdi etmek. Emanet olarak vermek. Yediemine tevdi etmek. Vermek.

Intrusts : Yediemine tevdi etmek. Emanet olarak vermek. Vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Güvenmek. Saklanması için vermek. Tevdi etmek.

İngilizce Intrusions Türkçe anlamı, Intrusions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intrusions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desecrate : Mukaddesliğini bozmak. Hakaret etmek. Kutsal saymamak. Kutsallığını bozmak. Saygısızlık etmek (kutsal bir şeye). Kirletmek.

Purpresture : Başkasına ait olan arazinin gasp edilmesi. Başkasının arazisine tecavüz etme. Başkasının arsasına el koyma. Başkasının arazisini işgal etme.

Breakings : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Kırılma. Bozma. Ufalanma. Kırma. Kopma. Zorla bir binaya girme. Kıran. Parçalama.

Breaking : Bozma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Ufalanma. Zorla bir binaya girme. Kıran. Ünlü daralması. Meskene tecavüz. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Parçalama.

 

Assault : Atak. Tartaklamak. Irza geçmek. Aniden ve vahşice saldırmak. Saldırı. Ani saldırı. Saldırmak. Hücum. Taarruz etmek. Üstüne varmak.

Deforcement : Memura mukavemet. Görevini yapmakta olan memura karşı gelme. Bir başkasının arsasına tecavüz etme. Bir başkasının arazisine el koyma. Zorunlu ejeksiyon veya tahliye ejection or eviction. Gasp. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetme. Kanuna karşı gelme. Bir mülkiyete yasadışı bir şekilde yasal sahibinden alıkoyma.

Entering : Giriş. Girme. Duhul.

Entry : Kapı. Methal. Sahneye çıkma. Giriş. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Bildirge. Yazılım. Kayıt. Giriş yeri.

Contravention : Kanuna aykırı hareket etme. Kanunu ihlal etme. Çiğneme. Karşı gelme. Muhalefet.

Obtrusion : Sokulma. Sırnaşma. Zorla kabul ettirme. Zorla sokulma. Yılışma. Sokma.

Intrusions synonyms : infraction, pourpresture, incoming, contraventions, excesses, entrance, aggression, invasion, obtrusions, excess, encroachment, infringement, breach, infringe, infringements, forced entry, intrusion, impingement, derogation, irruptions, ingress, intrusiveness, infringed, an outrage upon decency, trespassing, impingements, breaking in, inbreak, irruption, desecrations, desecration, desecrating, encroachments.