Invests türkçesi Invests nedir

Invests ile ilgili cümleler

English: The government invests little in education.
Turkish: Hükümet eğitime az yatırım yapıyor.

Invests ingilizcede ne demek, Invests nerede nasıl kullanılır?

Overinvests : Aşırı yatırım yapmak. Aşırı derecede yatırımda bulunmak (maddi veya duygusal yönden). Çok fazla yatırım yapmak.

Reinvests : Yeniden yatırmak (parayı veya geliri). Yeniden yatırım yapmak. Tekrar yatırım yapmak.

Invest money : Para yatırmak. Para koymak. Yatırım yapmak.

Average propensity to invest : Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı. Ortalama yatırım eğilimi.

Marginal propensity to invest : Marjinal yatırım eğilimi. Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.

Investigate : Soruşturmak. Araştırmak. İncelemek. Eşelemek. Tahkikat yapmak. Tahkik etmek. Hakkında tahkikat yapmak. Araştırma yapmak.

Investigates : Tahkikat yapmak. Araştırmak. Araştırma yapmak. Soruşturmak. İncelemek. Eşelemek. Hakkında tahkikat yapmak. Tahkik etmek.

 

Investible : Yatırılabilir. Yatırım yapılabilir.

Investigatable : İncelenebilir. Soruşturulabilir. Araştırılabilir.

Invest : Donatmak. Bağlamak. Kuşatmak. Sarmak. Para yatırmak. Yatırmak. Birine yetki vermek. Giydirmek. Yatırım yapmak. Birini makamına oturtmak.

İngilizce Invests Türkçe anlamı, Invests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capacitates : Yetkilendirmek.

Deposit money : Bankacılık kesiminin, üzerine çek yazılabilen veya virman emri ile kullanılan vadesiz mevduatla, geri dönüş oranı ve karşılık oranına bağlı olarak kağıt üzerinde yarattığı para. Saymaca para. Mevduat parası. Mevduat. Kaydi para.

Bandage : Bandaj. Dolamak. Sargı. Bandajlamak. Yarayı sarmak. Bağ. Koruyucu çember.

Give a free hand : Birine serbestlik tanımak. Tam salahiyet vermek. Tam yetki vermek. Tam serbestlik vermek. Hareket serbestliği tanımak. Bir kimsenin yetki takdiri ile hareket etmesine izin vermek.

Imbark : Gemiye bindirmek. Yük almak. Uçağa bindirmek. Yüklemek. Kalkışmak. Binmek. Yüklenmek. Uçağa yüklemek.

Batch : Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Sürü. Türküm. Dizi. Toplu iş. Komşu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Harman. Bir defada alınan miktar. Parça.

Imburse : Yatırmak (para).

Authorise : Memur etmek. Yetkili kılmak. İzin vermek. Salahiyet vermek. Yetkilendirmek. Onaylamak. Ruhsat vermek.

 

Beleaguers : Muhasara etmek. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Üstüne gelmek. Taciz etmek. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek.

Placing : Oturtmak. Ismarlamak. Uçantop oyununda top kendinde olan tarafın, karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı alması. Yerini belirlemek. Yazdırmak (tel.). Görevlendirmek. Tahsisli satış. Yerleştirme. Avlama.

Invests synonyms : create by mental act, array, job, accouters, attribute, avouched, credit, instate, blockades, besiege, arraying, bandages, putting, blockade, bottle up, begird, have an investment, accoutring, begirt, affiliates, astricted, spend, attire, affix, speculate, brood, buy into, appoint, expend, embarked, binds, attaches, assigns.

Invests zıt anlamlı kelimeler, Invests kelime anlamı

Divest : Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Yoksun bırakmak. Elden çıkarmak. Görevden almak. Mahrum etmek. Kurtulmak. Soymak.

Abstain : İçkiden uzak durmak. Çekimser kalmak. Kaçınmak. Çekinmek. Uzak durmak. Sakınmak. İçki içmemek. Geri durmak. Perhiz yapmak. Çekimser olmak.