Deposit money türkçesi Deposit money nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mevduat parası.
  • Saymaca para.
  • Kaydi para.
  • Para yatırmak.
  • Bankacılık kesiminin, üzerine çek yazılabilen veya virman emri ile kullanılan vadesiz mevduatla, geri dönüş oranı ve karşılık oranına bağlı olarak kağıt üzerinde yarattığı para.
  • Mevduat.

Deposit money ingilizcede ne demek, Deposit money nerede nasıl kullanılır?

Deposit : (tortu) bırakmak. Güvenmelik. Depozito. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Çökelmek. Yerleştirmek. Önödenceye bağlama. Tortu bırakmak. Yatırmak.

Money : Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Patpat. Para kırmak. Akçe. Para. Tıkır (argo sözcük). Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Bedel. Mangır. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi.

Deposit account : Tasarruf hesabı. Mevduat hesabı.

Deposit attack : Birikinti korozyonu. Bir metal yüzeyindeki birikinti altında oluşan yerel yenim, bir tür çatlak yenimi. Birikinti yenimi. Bırakıntı yenimi.

 

Deposit bank : Mevduat bankası. Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir taşınır değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum. Ticari banka. Depozito bankası. Banka mevduatı. Tevdiat bankası.

Deposit book : Depo işletenlerle, taşıma ambarları iyelerinin tutmakla zorunlu oldukları ambar yazılığı. Banka cüzdanı. Mevduat cüzdanı. Koruncak yazılığı.

İngilizce Deposit money Türkçe anlamı, Deposit money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deposit money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depositum : Rehin. Pey. Emanet. Vedia. Tortu. Saklama. İvazsız vedia. Birikim. Depozit.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Fiduciary money : Gerçek değeri ile ilişkisi olmayan ve saymaca değeriyle değişim birimi olarak kullanılmakta olan madeni ve kağıt paralar. Ödeme aracı olarak değerini yasalardan alan, piyasada temsil ettiği satınalma gücünün üretim maliyetinden (kağıt veya maden değeri) karşılaştırılamayacak kadar büyük olduğu para. krş. çıkarım kazancı. İtibari para. Altın gibi değerli bir madene dönüştürülemeyen para. Kağıt para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Saymaca kağıt para.

 

Lodged : Saplamak. Vurmak. Oturmak. Konaklamak. Pansiyonda kalmak. Yatıya kalmak. Saplanmak. Resmi demeç vermek. Misafir olmak.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Deposit : Güvenmelik. Ön ödeme. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Depozito. Çökel (çükelti). Emanet etmek. Yatırma. Sıvıların dibine oturan maddeler. Tortu bırakmak.

Lodge : Kısa süreli kirada oturmak. Yerleştirmek. Resmi demeç vermek. Beyanatta bulunmak. Kapıcı evi. Kulübe. Vurmak. Takılmak. Konaklamak. Bildirmek.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Credit : İnanç. Kredisine yazmak. Kredi vermek. İnanma. İtibar. Emniyet. İtibat etmek. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Güvenmek. Yatırmak.

Deposit money synonyms : secondary money, a change in demand, a shift in individual demand, a change in supply, a pass through certificate, depository, abnormal budget receipts, bank deposit, bank, ability to pay approach, money on deposit, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a shift in supply, lodges, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, representative money, invest money, pay into, wager, imburse, invest, bank money, ability to pay principle, deposited, deposits, put into, a change in individual demand, pay in, assets, invests.