Ironing board türkçesi Ironing board nedir

Ironing board ile ilgili cümleler

English: Jale thought to herself that she ought to buy a new cover for the ironing board since the old one was getting pretty tattered.
Turkish: Jale eskisi oldukça yırtık pırtık olduğundan dolayı ütü masası için yeni bir örtü alması gerektiğini düşündü.

English: There is a sewing machine and an ironing board in the room where Tom used to sleep.
Turkish: Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.

English: After the iron had cooled off, Mary wrapped the electrical cord around the iron, put the iron back on the shelf, folded up the ironing board, and put it away back in the closet.
Turkish: Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.

English: Jale pulled the ironing board out of the closet and unfolded it, setting it up beside the window.
Turkish: Jale dolaptan ütü masasını çıkardı ve onu açtı, pencerenin yanına yerleştirdi.

Ironing board ingilizcede ne demek, Ironing board nerede nasıl kullanılır?

Ironing : Ütülenecek şeyler. Ütülenecek çamaşırlar. İncelterek çekme. Ütülü çamaşırlar. Ütü. Ütüleme. Ütülenmiş çamaşırlar.

 

Board : Heyet. Sörf. Pano. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Kara tahta. Binmek. Kart. Komisyon. Tahta döşemek. Tahta.

Ironing press : Ütü presi. Pres. Ütüleme presi.

Ironings : Ütüleme. Ütülenecek çamaşırlar. Ütü. Ütülü çamaşırlar. Ütülenmiş çamaşırlar. İncelterek çekme.

Aboard : Gemide. İçinde (gemi veya uçak veya tren vb). -e. Gemiye. Otobüse. Atobüse. (bir taşıtın) içinde. -de. Trene. İçinde (taşıt için).

Above board : Açık. Alnı açık. Açıkça. Dürüstçe. Gizlisi saklısı olmayan. Yasal. Hilesiz. Kanunlara uygun. Açık ve dürüst. Doğru.