Ironing türkçesi Ironing nedir
- Ütülü çamaşırlar.
- Ütüleme.
- İncelterek çekme.
- Ütü.
- Ütülenmiş çamaşırlar.
- Ütülenecek çamaşırlar.
- Ütülenecek şeyler.
Ironing ile ilgili cümleler
English: Ali is ironing shirts.
Turkish: Ali gömlekleri ütülüyor.
English: I can't cut my nails and do the ironing at the same time!
Turkish: Aynı anda tırnaklarımı kesip ütü yapamam!
English: After the iron had cooled off, Mary wrapped the electrical cord around the iron, put the iron back on the shelf, folded up the ironing board, and put it away back in the closet.
Turkish: Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.
English: Ali is ironing his shirts.
Turkish: Ali gömleğini ütülüyor.
English: I am ironing my dress.
Turkish: Elbisemi ütülüyorum.
Ironing ingilizcede ne demek, Ironing nerede nasıl kullanılır?
Ironing board : Ütü tahtası. Ütü masası. Ütü sehpası.
Ironing press : Ütü presi. Ütüleme presi. Pres.
Ironings : Ütülü çamaşırlar. Ütülenmiş çamaşırlar. Ütülenecek çamaşırlar. Ütü. İncelterek çekme. Ütüleme.
Environing : Etrafını sarmak. Kuşatmak. Şamil olma. Çevrelemek. İhata etme. Etrafını çevirme. Kuşatma. İçine alma.
Ironic : İronik. İnceden inceye alay eden. İstihzalı. Alaycı. Ters anlamlı. Alaylı.
Ironically : Çift anlamlı olarak. İşe bakın ki. Ne gariptir ki. Şu işe bakın ki. Alaylı biçimde. İronik bir biçimde. İronik olarak.
Ironists : Alaylı bir surette konuşan. İroni kullanan kimse. Devamlı olarak istihza kullanan kimse. Alaylı bir şekilde konuşan kimse.
Iron bearing : Demirli.
Iron bars bender : Gücüyle demir çubukları büken zorlu kişi bk. zurbaz. Demirbüken.
Ironies : İnsana alay gibi gelen bir tesadüf. Gizli alay. İstihza. Tersini söyleyerek alay etme. Tersinleme. İroni. İnce alay. Hiciv. Demir. Alay.
İngilizce Ironing Türkçe anlamı, Ironing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ironing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Smoothing iron : Düzeltme ütüsü.
Work : Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Eser. Çalışma. Yapıt. Emek. Etkili olmak. Meşgul olmak. İşletmek.
Pressing : Acil. Basma. Sıkma. İvedi. Basınçlama. Israrlı. Baskılayıcı. Acele.
Flatirons : Yassı demir. Elektriksiz ütü.
White goods : Beyaş eşya. Beyaz çamaşırlar. Beyaz eşya.
Pressings : Presleme. Sıkıştırma. Basma. Plak. Israrlı. Basınçlama. Acil. Sıkma. Baskılayıcı.
Flatiron : Yassı demir. Lama demiri. Elektriksiz ütü.
Garment : Giydirmek. Giysi. Esvap. Elbise. Giyim. Giyim eşyası. Giyecek. Örtü. Kisve. Kılıf.
Flat iron : Yassı demir.
Ironing synonyms : flat wash, flatwork, household linen, ironings, iron.
Ironing ingilizce tanımı, definition of Ironing
Ironing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of smoothing, as clothes, with hot flatirons.

Bu kısımda Ironing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ironing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ironing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ironing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.