Isolation türkçesi Isolation nedir
- Tenhalık.
- Bireylerin ya da toplumsal kümelerin doğal-coğrafyasal etkenler nedeniyle birbirlerinden ayrılmaları.
- Yalıtılma.
- Bir olay ya da değişkeni salt biçimiyle gözleyebilmek üzere başka olay ya da değişkenlerin etkilerinden arıtarak soyutlama.
- Bulaşıcı hastalık taşıyan bireyi sağlam olanlardan ayırma, tecrit etme, karantinaya alma. bir bileşikten herhangi bir maddeyi ayırma. saf mikroorganizma kültürü üretme, saf kültür elde etme.
- Ayrı durma.
- Yalıtlanma.
- Tecrit etme.
- Yalıtım.
- Soyutlanma.
- Yalnızlık.
- Fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- İzolasyon.
- Bir nesnenin ya da bir yerin çevresi ile her türlü terke ya da özdek alışverişini ya da etkileşimini engelleme işlemi.
- Mikroorganizmaların diğer mikroorganizmalardan veya kültürlerden ayırt edilerek laboratuvar ortamında saf olarak çoğaltılması. enfekte konak veya dokudan alınan örneklerden enfeksiyöz etkenlerin elde edilmesi işlemi.
- Tecrit.
- Ayırma.
- Karantina.
- Bir özdek ya da dizgenin, kütle, erke gibi herhangi bir aktarım olayından korumak için çevresiyle ilişkisini kesme.
- Birbaşınalık.
Isolation ile ilgili cümleler
English: America once favored a policy of isolationism.
Turkish: Amerika bir zamanlar soyutlanma politikasını tercih etti.
English: We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Turkish: Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.
Isolation ingilizcede ne demek, Isolation nerede nasıl kullanılır?
Isolation amplifier : İzolasyon kuvvetlendiricisi. Yalıtım yükselteci.
Isolation effect : İzolasyon etkisi. Tecrit etkisi.
Diode isolation : Diyot yalıtması.
Genetic isolation : Populasyondaki gen havuzunun özelleşmesi sonucunda tür içi formların gelişmelerinde farklılık olması. Genetik izolasyon.
Geographic isolation : Popülasyonların yayılış alanlarının coğrafik engellerle ayrılması dolayısıyla ortak gen havuzunun da ayrılması sonucu yaşama alanının sınırlanması. Coğrafik izolasyon. Populasyonların yayılış alanlarının coğrafik engellerle ayrılması dolayısıyla ortak gen havuzunun da ayrılması sonucunu doğuran yaşama alanı sınırlanması.
Isolationism : Yalnızlık politikası. Tecritçilik. Tecrit politikası. Soyutlanma politikası. İzolasyonizm. Yalnızcılık.
Social isolation : Sosyal izolasyon. Toplumsal kümelerin toplumsal, ekonomik, ekinsel etkenler nedeniyle birbirlerinden kopmaları. Sosyal tecrit. Toplumsal yalıtlanma.
Psychic isolation : Ruhsal tecrit.
Thermal isolation : Isıl yalıtım.
Isolationists : Soyutlama taraftarı.
İngilizce Isolation Türkçe anlamı, Isolation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Isolation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Anomie : Ümitsizlik. Dışlanmışlık. Kuralsızlık. Sosyal yapının çökmesi (sosyoloji). Anomi.
Insulating : Yalıtkan. Yalıtan. İzole. Tecrit etmek. İzole eden. Yalıtma. İzole etmek. İzolan. Yalıtıcı.
Separation : Ayrılma. Firkat. Hicran. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayrı yaşama. Müstakil olma. Hasretlik. Aralık. Bölünme.
Appropriation : İç etme. Tahsis. Kendine mal etme. El koyma. Ödenek. Temellük etme. Mal etme. Tahsisat.
Insulate : Yalıtmak. Korumak. Yalıtım yapmak. Ayırmak. Ayrı tutmak. Tecrit etmek. İzole etmek. İzolasyon yapmak.
Quarantine : Karantinaya almak. Sağlık koruyumu. Ayrıklama. Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi. Karantinaya koymak. Bir ülkeyi bulaşıcı sayırlıklardan korumak için dışardan oraya kuşkulu gelenlerin ayrı bir yerde, ya da sayrılık olan bir konuttaki kişilerin o konutta belirli bir süre içinde bekletilmesi. geçici sayrılıktı bir yerden gelen geminin belirli bir süre için yaka ve kıyı ile her çeşit ilişiğinin kesilmesi. Karantina koymak. Karantina altına almak. Tecrit etmek (ülke).
Segregation : Ayrışım. İçayrılma. Magmanın katılaşmasında, erkenden kristallenmiş minerallerin toplanması. Ayrım. Bir topluluk ya da bireyler kümesinin ortak amacını ya da görüş birliğini yitirerek parçalara ve altkümelere ayrılması. Ayrılma. Biyoloji, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bireylerin, toplumsal kümelerin başka birey ya da kümelerle hem fiziksel hem de toplumsal bağlantıyı yitirmeleri. Ayrı depolama. Fark gözetme.
Culling : Ayıklama. İşe yaramayan hayvanları öldürmek. Toplamak. Ayırma işi. Seçmek. Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli, yaşlı, hasta, sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması. Iskartaya çıkarmak.
Assignment : Devir. Aktarma. Görev. Bir bulguyu ya da markayı karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına verme. Ev ödevi. İş. Tahsis. Ödev. Kararlaştırma.
Desolateness : Perişanlık. Boşluk. Terk edilmişlik. Verimsizlik. Issızlık. Haraplık. Depresyon. Bunalım.
Isolation synonyms : anomy, insularism, loneness, aloofness, desolation, concealment, singleness, privacy, aloneness, lockdown, combout, wilds, quarantines, assortments, alienation, breakdown, laggings, lonesomeness, disaffection, cutting off, quarantining, solitudes, desolations, secludedness, purdah, lagging, divestment, compartmentation, curiously, solitariness, allocating, secrecy, loneliness.
Isolation zıt anlamlı kelimeler, Isolation kelime anlamı
Union : Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Birleştirme. Birlik. Bağlaşma. Bilezik (boru). Kavuşma. Darülaceze. Bileşim.
Engagement : Sözleşme. Taahhüt. Sorumluluk. Görev. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Katılım. Mülakat. Nişanlanma. Randevu.
Involvement : İlişki. Bağlılık. Sarma. Bağlanma. İlgi. Karışma. Dahil olma. Karıştırılma. Bir araştırma takımını oluşturan kişilerin üzerlerine aldıkları işlev ya da üstlence. Üstlenti.
Isolation antonyms : participation.
Isolation ingilizce tanımı, definition of Isolation
Isolation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Separation. The act of isolating, or the state of being isolated. Loneliness. Insulation.

Bu kısımda Isolation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Isolation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Isolation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Isolation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.