Şahnakıran nedir, Şahnakıran ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kabakla yapılan bir çeşit yemek.

Şahnakıran anlamı, tanımı

Şahna : 1.Öşür toplayıcı. 2.Harman bekçisi. 3.Borsa komiseri. 1.Başak. 2.Ekin bağlamı. 3.Harmanda, çevreye yığılan sap. Tahta parmaklık. Tahıl vergisi toplayan görevli (eskiden). Kaplumbağa. Arapça kökenli şahne: Eskiden, yüksek dereceli asayiş görevlisi. “Tejleri şahnaya verdi.”. Arapça kökenli şahne: eskiden yüksek dereceli bir asayiş görevlisi. Subaşı, inzibat ve asayiş memuru. İçel şehri, Elvanlı bucağına bağlı bir bölge

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Kabak : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

 

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Şahıs şirketi anlamı nedir?

İngilizce'de Şahıs şirketi ne demek ? : private companies, privately owned companies